This is an example of a HTML caption with a link .

14 Mayıs 2017 Pazar


Veeeee bir Eurovision daha bitti! Daha en başından söyleyeyim. Bu mutlu bir Eurovision yazısı olacak :) 

Dün gece 62. Eurovision kazananı beklenen üzere (Bunu özellikle yazdım, çünkü harbiden şaşıranlar var.) Portekiz'li Salvador oldu. Geceye damgasını vuran ve gelecek yıllarda da hatırlayacağımızı düşündüğüm birkaç olay yaşandı. Bunlardan ilki geçen yılın kazananı olan Jamala'nın sahne aldığı sırada rahatça sahneye çıkıp götünü açan seyirciydi. Bunun Eurovision tarihinde bir ilk olduğunu düşünüyorum ahaha. Diğeri ise geçen yıl geçilen ikili oy sistemiyle ilk defa hem seyirci, hem jüri, hem de toplam oy oranıyla inanılmaz bir farkla 1. olan Portekizdi. Bunun ne demek olduğunu anlamayanlar için şöyle özetleyeyim: Jüri ve halk oylaması ayrı ayrı veriliyor ve bu puanlar toplanıp birinci ilan ediliyor. Geçen yıl Jüri oyuyla Avustralya 1.ydi. Halk oylamasında ise Rusya 1.ydi. Her ikisinde 2. olan Ukrayna toplam oy puanıyla Eurovision 1.si olmuştu. Bu sene ise kısaca herkesin 1.si Portekizdi ve bu bir ilkti. 

Kazananların son durumu ise aşağıdaki gibiydi.

Bu ikisi dışında ise dün geceden aklımda kalan ve gelecek yıllar pek hatırlamayacağımızı düşünsem de yazmak istediğim birkaç şey daha var.

Bu sene en rezil sahne tasarımının yapıldığı yıldı. Muhtemelen çoğu ülke kendi tasarlamadığı için onlar yerine tasarlayan Eurovision ekibi yarışmacılarla dalga geçmeyi uygun bulmuş. Çünkü tasarlanan sahneler şöyleydi: Şubu ve o 

- Önceki yılın kazananı ve geçen yılın sunucusu olan Mans bu sene de koç olarak Eurovision'daydı. Çok yetenekli full paket bir herif *kıhkıh* Sunucular biraz fiyasko olduğundan dolayı onu görmek çoğumuzu memnun etti. Buna ek olarak 2004 yılı kazananı Ruslana da sahnedeydi. Çok yaşlanmış  50'lerine yaklaşmak üzere ama hala taş gibi kadın ya.

- Bu sene "çalıntı şarkı krizi" vardı. Yarışan şarkıların 5-6 tanesi büyük arak yapmıştı. Dinlerken sürekli başka bir şarkıya benzettiğim ama hangi şarkıya benzediğini bulamadığım için çıldırıyordum. Neyseki imdadıma Youtube yorumları ve Ekşi sözlük yorumları yetişti. Hiç bu kadar çalıntı bir yıl hatırlamıyorum. Bir de çalıntı olduğunu bilmediği için şu 1. olmalıydı yazanlar var ya işte onlara bir yerlerimle gülüyorum. Adam Titanium'u araklamış lan. Tüm dünya biliyo bu şarkıyı!

Daha da beteri bu yıl detone yılıydı. Hatta sonuncu olan İspanya'nın solisti sesinin çatlaması üzerine bir özeleştiri yaparak twitterından horoz resmi paylaştı :D Hadi programın heyecanından detone olanları geçtim, bariz sesi olmadığı halde yarışmaya gönderilmiş ülkeler vardı bu yıl. 

En güzelini sona sakladım. Yunanistan Kıbrıs'a, Kıbrıs ise Yunanistan'a 12 puan oy verdiğinde oradaki insanlar öyle bir yuhladı ki waoooow diyorum sadece! Resmen iki taraf da aldığı puana doğru düzgün sevinemedi. Kaşındınız komşuculuk oynarken *kıhkıh* 

Aklıma başka bir şey gelmediğine göre artık şarkıları anlatmaya geçebilirim :)

Yine geçen yıl olduğu gibi bu sene de finale kadar canlı performansları izlemeyi reddettim ama daha kötüsü finalden 3 gün önce şarkılara göz atabildim. Gerçekten bu sene çok geç kaldım. Şimdiye kadar favorilerimi 10 kez belirlemiş üstüne ezberlemiş olmam gerekiyordu :D

Canlı performanslarını beklediğim ülkeler; Portekiz, Azerbaycan, İtalya, Fransa, Finlandiya'ydı. Canlı yayını izledikten sonra ise puanlarını merak ettiğim ülkeler şu şekilde değişti. Portekiz, Azerbaycan, İtalya ve Danimarka.



Danimarka | Anja - Where I Am
İşte programı izledikten sonraki favorilerimden biri.  77 puan alarak Eurovisionu 20. olarak tamamladı. Bu bana daha önce de olmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam 2015 senesi İtalya şarkısında da böyle duygular yaşamıştım. Şarkıyı canlı dinleyene kadar benim için hiçbir şey ifade etmiyordu ama canlı dinlediğimden beri 2 gündür playlistime attım kafayı yiyene kadar dinleyeceğim sanırım <3


Azerbaycan | Dihaj - Skeletons
Bu güzellik Gizem'le ortak favorimizdi. Klibi de çok güzeldir bu arada göz atmanızı tavsiye ederim. 120 puanla 14. sırada tamamladı. Çok daha yüksek puanı hak ettiğini düşünüyorum. Ayrıca klasik Azerbaycan şarkılarından değildi. Bu yüzden sanırım ayrıca çok beğendim. Kendilerine gelen tek 12 puanı ise Eurovision kazananı olan Portekiz'den aldıklarını da eklemek istiyorum. Her ikisi de bebeyimssss... <3



İtalya | Francesco Gabbani - Occidentali's Karma
Bu şarkı klasik bir anlamı olmayan saçma Eurovision şarkılarından biriydi. Klibini izlerken ve sözlerine bakarken çok eğlenmiştim ama canlı izlediğimde çok sıkıldım. 334 puanla 6. sırada tamamladı ve finale kadar kazanacağı düşünülen üç şarkıdan biriydi.


Bulgaristan| Kristan Kostov - Beautiful Mess
Bu şarkı 615 puanla 2. sıradaydı. Çocuk kaybedeceğini anlayınca her kamera onu gösterdiğinde "Sorun değil, teşekkür ederim." diyip durdu ve ağladı. Benim için inanılmaz sıkıcı bir şarkıydı. Bu şarkı birinci olamadı diye baya kıyametler koptu dün. Hala şükürler olsun kazanamadı diyorum. Ya ben bu şarkıyı sıkıcı bulduğum için liste yaparken puan vermemişim bile ve bunu sadece 3 şarkıda yaptım. Herneyse...



Portekiz| Salvador Sobral - Amar Pelos Dois
VE İŞTE KAZANAN!!!! Yaaaaaaaaa *kalpçikler fışkırıyor her hücremden* <3 

758 gibi uçuk bir puanla 1. olan hem jürinin hem de halkın 1. seçtiği şarkı! <3 Daha şarkıyı ilk duyduğumda o kadar mutlu oldum ki diğer şarkıya geçmeden ikinci defa dinlemiştim ve bunu başka hiçbir şarkıda yapmadım. Ama o zaman kazanacağını düşünmüyordum. Eurovision genelinde -belki çok eski yıllar hariç- böyle bir şarkının ilk 5'e girdiğini duymadım ben. Çünkü genelde sevilmiyor. Şimdi bile kazanmasına rağmen oldukça nefret aldı. Neymiş playlistte dinleyemiyormuş insanlar, bundan sonraki yıllar hep ballad şarkıyla katılacakmış ülkeler bunun yüzünden, adamın kalp sorunu varmış insanlar acıdı diye oy vermiş. He gülüm he rahatlat sen öyle içini ama hatırlatmama izin ver geçen yıl da Jamala kazandı. Playlistinin en birinci şarkısıdır ve o şarkıyla eminim kulüplerde kopuyorsundur. Üstelik adamın kazandığı duyurulana kadar çoğu kişinin kalp sorunu hakkında bilgisi bile yoktu. Nefret edenler sağ olsun kalp sorunu yüzünden 1. oldu diyince herkesin haberi oldu. Teşekkürler...

Portekiz 1960'lı yıllardan beri Eurovision'da ve bir kere bile ilk 5'e girememiş bir ülke. Hatta ilk 10'a girdiğinden bile şüpheliyim. Son 10 yılda ise hep yarı finallerde elenip durmuş ve buna rağmen hep kendi dilinde katılmışlar. Bu ilk 1.likleri haliyle. Haklarıyla kazandılar ve Conchita'dan beri bu kadar hak ederek kazandığını düşündüğüm başka yarışmacı olmamıştı.  Salvador hakkında da birkaç şey diyeceğim. Kendisi ablasının arkasına saklanan küçük bir çocuk gibi, şarkı söylerken de üstüne 5 beden büyük gelen ceketiyle Notre Dame kamburu gibi duruyor, kesinlikle 1. olacağını düşündüğünü sanmıyorum çünkü ne röportajlarla ilgilendi ne de 12 puanlar arka arkaya gelmesine rağmen son ana kadar sevinmedi. Hatta üstüne deli deli hareketler yaptığı doğrudur. Kesinlikle Eurovision'un beklenen 1.si profiline uymuyordu. Ama  sahneye çıktığında kimseyi umursamadan kendini kaptırıp şarkısını söylediğinde sözleri anlamasanız bile sizler de verilen duyguyu kendi bedeninizde hissetmediniz mi? Hissetmediyseniz sizin kaybınız *ahaha* Ahhh çok mutluyum <3

İşte bir Eurovision daha böyle sona erdi. Benim favorilerim ve aklımda kalanlar bunlardı. Sizler ne yaptınız? İzleyebildiniz mi Eurovision'u? Favorileriniz nelerdi? Anlatın anlatıııın :3

Önceki senelerin Eurovision yazılarımı okumak isterseniz :)

1 Şubat 2017 Çarşamba

Merhabalaaaar! Çok uzun zaman oldu buralara yeni yazı girmeyeli. Şu an sabahın 6'sı ve henüz uyuyamadım. Bu yüzden bir çılgınlık yapıp kendime çay koydum ve 2016'da en çok dinlediğim KPOP şarkılarını bloguma eklemeye karar verdim. Aslında çok daha uzun bu liste ama kısaltacağım. Çünkü okurken veya dinlerken baygınlık geçirmenizi istemiyorum. Sadece yazı yazmak beni her zaman iyi hissettirir ve bu yazıyı kesinlikle yazmam gerekiyordu *kıhkıh* 

Ayrıca ufak bir not: Şarkıları çıkış zamanlarına göre sıraladım. Yani illa en beğendiklerim en üstte diye bir şey yok. Çünkü tamamı zaten defalarca dinlediğim, kendi playlistimdeki şarkılar.
Keyifli dinlemeler  (◕‿◕✿)

여자친구(GFRIEND) - 시간을 달려서(Rough)
2016 Ocak ayında şarkının çıktığı ilk günü hala hatırlıyorum. Şarkıyı deli gibi sevmiştim. Grubu tanımıyordum bile. Hatta Yuju'nun meşhur düşme videosundaki kız olduğunu bile bilmiyordum. Sadece şarkıyı sevdim ve o gün sabaha kadar telefonumda bir yandan dinlerken bir yandan insanlar da benim gibi beğenecek mi diye Youtube'daki yorumları okumuştum. İlk defa bir klipteki dansın tamamını merak ettiğim için canlı performansı görebilmek uğruna show programlarını izlemeye başlamıştım (ve tabii ki Gizem'i de kötü emellerime alet etmiş olabilirim :P) ve ardından Navillera geldi :3  Yuju'nun sesine ölebilirim! 

TAEYEON 태연 - Rain

Taeyeon'un tek sevdiğim şarkısıdır Rain. Diğer şarkıları bana hitap etmese de bu şarkısını "Benim yağmur şarkım." olarak ilan ediyorum. Ayrıca bu hatuna her saç yakışıyor sanırım. Çünkü klipte tam bir ponçik :3

포텐(4TEN) - 지독하게

Bu şarkı 4TEN'in sevdiğim tek şarkısı. Bir ihtimal başka şarkılarını da severim diye düşünerek diğerlerine de göz attım ama sonuç sıfır. Grup live olarak pek başarılı değil. Ama bu şarkıları best!


Red Velvet 레드벨벳 - 7월 7일 (One Of These Nights)


Red Velvet'in en sevdiğim şarkısı! Bu şarkı sayesinde Red Velvet'in vokalinin güçlü olduğunu fark edebildim. Her ne kadar fanları bu tür şarkılardan pek memnun olmasa da onları sevmemi sağlayan şarkı işte budur.


GOT7(갓세븐) - Fly

GOT7 benim dikkatimi If You Do şarkılarıyla ile çeken bir gruptu. Resmen o şarkıyla gözümde çağ atladılar. Ardından Fly geldi. Son şarkılarını sevmesem de hala grubu ilgiyle takip ediyorum.


TIFFANY 티파니 - Heartbreak Hotel (Feat. Simon Dominic)

Tiffany benim SNSD'deki en beğendiğim sestir. Yıllardır solo albümünün çıkmasını bekliyordum ama komiktir ki albüm çıkınca şarkılarını hiç sevmedim. Daha sonra beni düşünmüş olacak ki birden albüm dışı olan bu şarkıyı patlattı! 
Tabii ki ben mest! *kıhkıh*


EXO - Monster

EXO'yu ilk çıkış yaptığı zamandan beri bilmeme rağmen MAMA şarkılarından beri sevdiğim tek bir şarkıları bile yoktu. Ancak bu yıl beni düşünmüş olacaklar ki hem Monster'ı hem de Lucky One'ı yayınladılar. Meğer Chen'in sesi ne kadar güzelmiş.


헤이즈 (Heize) - Shut Up & Groove (Feat. DEAN)
Bu şarkı hakkında diyebileceğim tek şey var. Nakaratını 10 saat arka arkaya dinleyebilirim. Şunu farkettim ki "rapper hatun - erkek vokal" olayı destansı bi olay. Mükemmeller <3


씨스타(SISTAR) - I Like That

Sistar'ın genel olarak her şarkısını sevebilirim. Sololarından tutun feat.lerine kadar! Ama tabii ki Hyorin'in Paradise albümünü görmezden geliyorum. Duyduğum en berbat şeydi! Neyseki ardından One More Day geldi de hemen affediverdim. I Like That ise bütün yaz dinlediğim şarkılardan yalnızca biri. Sistar'ı seviyorum! 


SEVENTEEN(세븐틴) - VERY NICE(아주 NICE)

Seventeen kesinlikle en yetenekli çaylaklardan. Hem şarkılarını, hem danslarını kendi hazırlıyorlar. Vokal, rap ve dans olarak ayrı ayrı süper yetenekli kişiler var aralarında. Aramadığın kadar da visual dolu grupta. Kısaca şarkılarının büyümesini heyecanla bekleyeceğim =) Nıhaha!


Wonder Girls(원더걸스) - Why So Lonely
Nasıl güzel bir şarkı, nasıl güzel bir klip! Sizi çok özleyeceğim hatunlarım! (Evet WG dağıldı!)


우효(OOHYO) _ 청춘(Youth)
  
Indie Kpop sevenler varsa bu şarkıya mutlaka göz atmanızı öneririm. Çoooook güzel!


I.O.I(아이오아이) - Whatta Man (Good man)

2016'da dağılmasına en çok üzüldüğüm gruplardan bir diğeri de IOI'di. Kendileri bir proje grubuydu. Yani dağılacaklarını zaten biliyorduk ama 2016'ya o kadar çok akılda kalıcı güzel şarkılar bıraktılar ki insanlar dağılmaları hiç istemedi. Bknz. BEN! Bir Crush, bir Pick Me, bir Very Very Very. Tüm sene dilimden düşmediler. Sixteen zamanı Somi'yi Twice'da görmeyi çok istemiştim. Bu sene diyorum ki iyi ki Twice'a girmemiş <3 IOI unutulmayacaklardan biri!


방탄소년단 (BTS) - ‘피 땀 눈물 (Blood Sweat & Tears)

Bu şarkı için denilecek o kadar çok şey var ki! BTS resmen 2016'ya damgasını vurdu. Benim için 2016 ilk yarısında Gfriend, ikinci yarısında BTS demektir. Bu şarkıyı kaç milyon kere dinledim bilmiyorum. WINGS albümlerini kaç kere baştan sona dinledim bilmiyorum! Tabii Onur'a da eziyet etmiş olabilirim bu milyon dinlemeler eşliğinde. Bir ara şarkıya eşlik ediyordu o derece çok dinledim gençler *kıhkıh*


BLACKPINK - '불장난 (PLAYING WITH FIRE)
2016'nın canavar çaylakları! Kpop'un ihtiyaç duyduğu grup! YG bu gruba gereken önemi vermeli. Tüm şarkılarını seviyorum diyemem ama Whistle ve Boombayah hem akılda kalıcı hem de dile dolanan şarkılardandı. Beni kendine bağlamalarını sağlayan şarkı ise Playing with Fire oldu! Efsane harika bir şarkı! Börn bebi börn!

LOOΠΔ özellikle takip ettiğim bir diğer grup. Ama buraya eklemedim. Onlardan başka zaman bahsetmeyi düşünüyorum. Daha eklemek istediğim çok şarkı var ama 15 şarkıyla sınırlamaya çalıştım. Sizinlerin 2016'da sevdiğiniz KPOP şarkıları var mı? Varsa neler? Mutlaka bana da önerin :3 Keşfetmediğim güzel şarkılara her zaman açığım.

⇒O zaman bir sonraki yazıya kadar hoşça kalın ( ´ ▽ ` )ノ

24 Mayıs 2016 Salı



 "HER YENİ BAŞLANGIÇ BİR BAŞKA BAŞLANGICIN SONUNDAN GELİR."

Kan ve Tuz
Blood and Salt (Blood and Salt #1)
Kim Liggett
Yabancı
Genç-Yetişkin, Fantastik, Korku
3,5 (5 üzerinden)
"Âşık olduğun zaman, derin bir okyanusa yüreğinden bir parça söküp atmış gibi hissedeceksin. Seni sarıp sarmalayan tek şey kan ve tuz olacak."

Uzun zaman sonra yeni bir blog turdan merhaba ^_^ Bugün sizlere Yabancı yayınevinden çıkan 2 kitaplık serinin ilk kitabı olan Kan ve Tuz kitabını yorumlayacağım. Uzun zamandır pek kitap okuyamıyorum. Daha doğrusu odaklanma sorunum var. Bir türlü başladığım kitaplar ilerlemiyor. Bu yüzden tur kitaplarımız geldiğinde birazda görev bilinciyle kitapları bitirmeye çalışıyorum. Kan ve Tuz ise aslında beklentime göre biraz düşük çıkmasaydı daha erken biteceğini düşündüğüm kitaplardan. Yorumuma gelirsek olabildiğince spoilersız yazmaya çalıştım. Genelde yorumlarıma göz atanlar bilirler çoğu zaman spoilerı döşediğimden tam bir inceleme yazısı olamıyor ama bu sefer başardığımı umuyorum :)

Ash Larkin'in hayatı diğer yaşıtlarına göre oldukça farklıdır. Yalnızca kendinin görmeye başladığı boynuna ip asılarak öldürülmüş genç kız cesetleri yüzünden zaten hayatı pek de normal değilken, annesinin akrabaları hakkında konuşmak istememesi, hatta babası hakkın hiçbir şey bilmemesi canını sıkmaktadır. Okuldan arkadaşı yardımıyla ailesinin soyunun eski Amerikan yerlilerine kadar uzandığını keşfetmesiyle uzun zamandır beklediği yolculuğa çıkacak ve bunların neden yalnızca kendi başına geldiğini çözmeye çalışacaktır.

Bence yeterince spoilersız anlattım :) Kurdele kısmını anlatmayı çok isterdim ama orayı silmek durumunda kaldım. Olur da kitabı okursanız kurdele detayının en sevdiğim kısım olduğunu hatırlayın. Kitap korku türü olarak goodreads'te belirtildiği için daha çok Anna tarzı bir hayalet hikayesi ile karşılaşacağımı düşünmüştüm ama kitap korkudan çok yalnızca mistik havası olan devamını merak edebileceğiniz bir roman. Aslında bu kitap YA olmasaydı ve bu kadar aşk detayı katılmasaydı sanırım uzun zamandır okuduğum en ilginç kitap olacaktı. Eğer alıntılardan hoşlanıyorsanız bi kaçını sizler için aşağıya ekliyorum. Bir sonraki turda görüşmek üzere :3 

ALINTILAR


"Bazıları insan olmanın en iyi yanının bilmemek olduğunu söyler. Aldatılmayı istemek doğamızda vardır. At gözlüğü takmaktan hiç vazgeçmeyiz. Yanılsama, masumiyetimize tutunma çabasından başka bir şey değildir.”

“‘Kuzgun derinlere gömülmüş sırların müjdecisidir; atalarımızın anılarının koruyucusudur ve ölümün habercisi olarak bilinir. Kuzguna hükmeden kadın, dünyaya hükmeder.’” 

"Korkmak iyidir. Yaşamak için hâlâ bir nedenin olduğu anlamına gelir.”

"Atılan her büyük adımın taşlarını kurbanlar dizer."

"Aşk aşktır, yolun onunla nasıl kesişmiş olursa olsun."

"Hepimiz kanımızda hem iyiliği hem de kötülüğü taşırız. Kanımızla ne yapacağımız ise bize kalmıştır."