This is an example of a HTML caption with a link .

14 Şubat 2012 Salı

Şu post'umda aldığım kitaplardan bahsetmiştim. Aldıklarımın 3'ü de bitti. Hatta bunlardan sonra bir de arkadaşımın ısrarlarına dayanamayıp okumam için verdiği Stephenie Meyer'in "Göçebe" adlı kitabını da bitirdim. Şu aralar tekrar kitapçıya uğramayı düşünüyorum.

Gelelim ilk okuduğum ve hayran kaldığım, ardından dayanamayıp filmini de izlediğim Bir Geyşa'nın Anıları'na. Bu sefer yalnızca ondan bahsedeceğim ^_^ Diğer kitaplar daha sonra...

"Japonya'nın en ünlü geyşasının gerçek anılarının kusursuz bir içtenlik ve ince bir lirizmle anlatıldığı bu romanda, bakire kızların açık artırmalarda en yüksek fiyatı veren alıcıya satıldığı; kadınların, iktidarı elinde tutan erkekleri oyalamak için eğiltildikleri; aşk hayallerine küçümsenerek bakıldığı, dış görünümü görkemli bir dünya gözlerimizin önüne seriyor."

Kitabımızın arka kapağında bunlar yazıyor. Benim gibi Japonlara veyahut Japonya'ya bu kadar ilgili birinin bu kitabı bu kadar geç okuması sanırım affedilemez >__< Zaten bunca zaman geyşalığın tam olarak ne olduğunu bile anlamadığımdan -aslında araştırmamıştım bile- bu kitabın benim için öğretici olduğu bir gerçek. 

Öncelikle söylemem gereken şey şu. Bunu söylemek istiyorum ki sonunda benim gibi hayal kırıklığına uğramayın.Çoğu yerde romanın yaşanmış bir hikaye olduğu yazmakta ve ben de buna inanmıştım. Ama siz de benim gibi bu şekilde sanarak okursanız, kitabın sonundaki eşek kadar hayal ürünü olduğunu belirten yazıyı gördüğünüzde büyük hayal kırıklığı yaşayacaksınız. Bu yüzden bunu bilerek okursanız sizin için daha hayırlı olacaktır.

Romanda ise Japonların eski gelenek ve görenekleri oldukça güzel işlenmiş. Batıl inançlara bu kadar bağlı olmaları kitabın çoğu köşesinde sıkça işlenmiş. Geyşaların bir nevi rütbesini belirleyen kimonolardaki detayları, en iyi olabilmek için çevrilen entrikaları, kıskançlıkları ve daha küçük bir çocukken ailesinden ve daha sonra da ablasından ayrılmak zorunda bırakılan, kalan hayatını "gerçekten" yaşaması için geyşalığın o sert, tutucu, kuralcı ama bir o kadar parıltılı dünyasına adım atmasını sağlayan küçük bir çocuğun kendinden yaşça büyük yasak aşkını o kadar güzel anlatmış ki yazar ^_^ Bu yüzden bu kitap unutulmaz arasındaki yerini hakkıyla alıyor.


Ancak ne yazık ki film için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Beni hiç tatmin etmedi. Her ne kadar gördüğüm en güzel kıyafetler ve manzara bulunsa da, yani gözlere şenlik bir film olsa da kitabın verdiği heyecanı vermedi. Ve kitabı okumayan bir insanın çoğu önemli yerde sahneyi anlamayacağını da görmüş oldum. Çünkü olayların asıl başladığı yerlerde sahneler hızlıca geçilmiş ve anlamsız şekilde kitaba tam uyulmamıştı. Kitap ile filmin bittiği yer aynı bile değildi. Kitap hikayeyi sahibinin ağzından anlattığı için filmin bittiği yerden sonrasını da görüyoruz. Ve bana niçin Mameha'yı o kadar yaşlı birinin oynadığını söyleyebilir mi? Benim hayalimde o kadar yaşlı değildi T_T Kalan karakterlerin kitaba uygun olduğunu düşünüyorum. Ancak keşke filmin ana dili Japonca olsaymış. O ingilizce nasıl bir ingilizceydi öyle. İngilizce bilmeyen adam bile Türkçe altyazıyı eklemeden rahatça izlerdi... Yani film yalnızca gözlere  hitap etmiş. Oyuncular da fena değildi, ama gerisi sıfır <_<












Ve son olarak filmden en çok etkilendiğim sahneyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. İlerde bir gün izlemek isteyenler olabilir. Bu yüzden spoiler sayılmayacağını garanti ederim. Bu sahne tüylerimi diken diken etmişti. O kadar güzel bir dans ki. Müzik, ışıklar, uçuşan konfetiler. Büyülenmiştim O.o

3 yorum :

  1. Kitabını gerçekten çok beğendim... Filmini en yakında izleyeceğim ^-^ Sanırım 3. resim Sayuri'nin bakışlarıyla çocuğun elindeki tepsileri düşürdüğü sahneydi :3 Sayuri'nin gözleri de çok güzel olmuş :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tam da o sahne xD Sonraki kıkırdaşmalarını bile hatırlıyorum. Kitabı okuduğuna göre filmde sorun yaşamazsın ^_^ İzle izle.

      Sil
    2. en kısa zamanda izleyeceğim :3

      Sil