This is an example of a HTML caption with a link .

16 Ekim 2012 Salı



Öncelikle bu post'uma başlamadan önce post'umun konusuyla da oldukça ilgili bir blog tanıtacağım sizlere. Mel'in daha tazecik açtığı The Codex bloguna davet ediyorum herkesi. Blog YA ağırlıklı bir çizgide ilerliyor şu an için. İçeriğinde kitap tanıtımları ve güncel kitap haberleri de mevcut. Özellikle belirtmek istiyorum ki Türkiye'de YA romanlarıyla ilgili blog boşluğundan yararlanıp açılmış bir çok blogdan çok daha kaliteli olacağına eminim. Bence bir blogun içeriği kadar yaratıcısı da önemlidir. Çünkü içeriğini belirleyen yaratıcının kişiliğidir. Eğer o blogu okuyor ve aynı benim kafadan diyemiyorsanız ya da hiçbir kişiliği olmayan bir yazıyla karşılaşıyorsanız siz o blogda sadece popüleritesi için varsınızdır. Blogun açılışında her ne kadar ikna kabiliyetimi kullanmak zorunda kalsam da blog yazmak için doğru insan olduğunu biliyordum Mel *-* Hoşgeldin *-*


Gelelim başlığımızın konusu da olan Adam Fawer'ın Olasılıksız kitabına!



Olasılıksız

Improbable


Adam Fawer 


April Yayıncılık 


Gerilim, Bilim-Kurgu

"Poker tutkunu genç bir istatistik hocası, vatanı olmayan kaçak bir CIA ajanı, bilim adına ‘Şeytanla’ işbirliği yapmaya hazır profesörler, yarı deli bir bilgisayar korsanı, ikizine evrenin sırlarını çözmesi için yardım etmeye çalışırken, var olan gerçek ile kendi gerçeği arasında kaybolmuş bir şizofren ve küçük kızının ameliyat masraflarını karşılamak için ruhunu satan bir tetikçi. 

New York sokaklarının ışıltılı gece kulüplerinde, yeraltı poker odalarında, gizli araştırma laboratuvarlarında ve hıncahınç insan dolu metro istasyonlarında geçen kusursuz bir kurgu, nefes nefese bir kovalamaca. Poker, Olasılık, Determinizm, Deja Vu, Yazı-Tura, Toplu Bilinç, Kelebek Etkisi, Einstein, Kaos, Loto, Hawking, Matrix, Geçmiş, Gelecek, Bilim, Kurgu, Aksiyon, Aşk, Rüya, Şans..."

Uzun zamandır merak etsem de bir türlü okumayı tamamlayamadığım bir kitaptı Olasılıksız. Aslını isterseniz onu okuduğum sırada 4-5 kitap bitirdim. Biraz "boşluk" kitabı oldu benim için. Yapacak bir şey bulamadığımda "Şundan 5-10 sayfa okuyayım." diyerek sonunda bitirdim. Ancak benden oldukça yüksek bir puan olan 5 üzerinden 4'ü de kaptı. Yazarın mantıklı-fantezi dünyasına bayıldım diyebilirim. 

Kitap hakkında aklımda kalanlardan bahsedeyim birazda. Bakalım bu 4 puanı hak edecek ne anlatmış bize kitap.

-SPOILER-

David Caine sayılarla arası iyi olan, bir kaç kez istatistik bölümündeki öğrencilere ders anlatmış, pokeri oldukça seven ve oynarken sürekli olasılıkları hesaplayan aynı zamanda epilepsi hastası bir insandır. Oynadığı kumar yüzünden iyice borca batmış ve üstelik sürekli nöbet geçirdiği için hiçbir iş güvencesine sahip olamadığından biriktirdiği borçları nasıl ödeyeceğini bilemez ve acilen paraya ihtiyaç duyar. Bu sırada hastalığı için ona önerilen yeni bir tedavi deneyini kabul eder ve tüm olaylar bu sırada başlar.

David önce bir yemek sırasında bulundukları kafede bir kaza olacağını görür ve herkesi uyarır. Bu olayı gören eski profesörü deneyine katılmasını ister. Aynı durumdan muzdarip gerçek ve hayal dünyasının içinde sıkışmış ikizi Jasper ona ulaşmaya çabalar, peşindeki Korelilerden kurtulmaya çalışan Nava, David'in küçük sırrını keşfeder ve onun peşine düşer. En kötüsü ise David'in "Laplace'ın şeytanı" olduğunu düşünmeye başlayan bir grup insandan kurtulması için acilen bir plan yapması gerekmektedir.



Romanın en güzel tarafı her ne kadar David'in gözünden anlatılsa da her karaktere itinayla değinmesiydi. Özellikle Nava'nın hikayesine bayıldım. Oldukça güçlü bir kız olan ve kendince doğru kararları alan Nava karakteri ve bir nevi David için yaratıldığını düşündüğüm Jasper karakteri kitaptaki favori 2 karakterimdi. Baştan sona oldukça tatmin edici ilerleyen kurgu beni hiçbir yerde sıkmadı. Yazar karakterin hikayelerine değindiği sırada asıl hikayede hiç kopukluk yaşatmadı. Benim kırdığım o 1 puan yalnızca elimde bu kadar uzun süre oyalanmasından kaynaklı. Okurken siz de eminim verdiğiniz kararların neyi ne kadar etkilemiş olabileceğini düşüneceksiniz ^_^

Ayrıca Dip bir Not: Daha önce Ejderha Dövmeli Kız'ı okurken de aynı duyguları hissettiğimi hatırlıyorum. Bu yüzden bir kitabı sevenin diğer kitabı da seveceğini düşünüyorum. *-* 
Categories:

4 yorum :

  1. Hoşbulduuuk *-* Çok güzel şeyler yazmışsın çok teşekkürler canım *-* Umarım yüzünü kara çıkarmam =P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç sanmıyorum ama yaşayıp göreceğiz ahha! xD

      Sil
  2. 2 günde bitirmiş bu kitabı gerçekten sürükleyici farklı bir anlatıma sahipti.. Empati'yide okumanı tavsiye ederim bu arada ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Empati'yi pek okumayı düşünmüyordum, ama önerdiğine göre mutlaka göz atacağım *-* Teşekkürler

      Sil