This is an example of a HTML caption with a link .

21 Ocak 2013 Pazartesi

Zaman Çarkı - Dünyanın Gözü
Wheel of Time - The Eye of the World (Wheel of Time #1)
Robert Jordan
İthaki
Fantastik
5
(5 üzerinden)


"Zaman çarkı döner ve çağlar gelir gider. Olmuş olan, olacak olan ve olmakta olan her an gölgenin altında ezilebilir, bırakın ejder bir kez daha zamanın rüzgarına binsin.. İyinin ve kötünün sonsuz bir savaşa tutuştuğu, ışığın ve gölgenin dünyası; Zaman Çarkı’nın dünyası…

Bugüne dek yazılmış en görkemli fantastik kahramanlık öyküsü…

Zaman Çarkı döner ve çağlar gelip geçer; ardında efsaneye dönüşen anılar bırakır. Efsaneler solup söylenceye döner; söylencelerse, ortaya çıkmalarını sağlayan çağ geri geldiğinde çoktan unutulmuş olurlar. Üçüncü Çağ’da, kehanetler çağında, Dünya ve Zaman dengede durduğunda, puslu dağlarda bir rüzgar eser…

Kehanetlerin gerçekleşeceği zamandır bu. Zaman Çarkı, Çağların Deseni’nde bir ağ örmektedir; Dünya’ya dolanan bir ağ.

Dünyanın gözü kör edildiğinde, zamanın kendisinin bile ölebileceği bir zaman…."

Bu kitabı bitirebilmiş olduğuma inanamıyorum. Ekim ayında okumaya başladım. O dönem epik fantastik türündeki bu kitabı okuyabilmem için öncelikle sakin bir kafa gerektiğini farkedince bir süre ara verdim. Ama sonunda azmettim ve Zaman Çarkı'nın ilk kitabı Dünyanın Gözü'nü bitirdim!!! Şu an size 800 sayfa çok görünmeyebilir. Ancak uzun bir süre boyunca en fazla 300-400 sayfalık kitaplar okuyunca ve bir de bu kitapların hiçbiri Zaman Çarkı kadar küçük puntolu olmadığı, hatta alabildiğince geniş geniş yazıldığını düşünürseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız :)

Zaman Çarkı, içerisinde insanlar ve diğer fantastik ırkların bir arada yaşadığı bir dünyayı anlatıyor. İyilerin ve kötülerin olduğu bir dünyayı... Ve tüm kitap boyunca bir yolculuk hikayesi okuyorsunuz.

Biraz hikayeye giriş yapayım o halde.

Ana kahramanımız ilk kitapta anlatıldığı kadarıyla Rand al'Thor. Aslında yazar kitapta çok sesli bir anlatım yolunu seçmiş. Tüm sayfalar boyunca ağırlıklı olarak Rand'ın gözünden görüyoruz her şeyi, ancak bu bir yolculuk hikayesi ve her yolculuk hikayesinde olduğu gibi başlarına kötü olaylar gelince ekibimiz tekrar birbirlerini bulana kadar dağılıyor ve olanları diğerlerinin gözlerinden de görmeye başlıyoruz.

Rand, köylerindeki bir çoğu gibi daha önce yaşadığı yerin sınırlarından dışarı çıkmamış bir karakter. Hatta köy öyle bir yere kurulmuş ki, diğer yerlerle olan bağlantısı, gidecekleri yere giderken dinlenmek için uğrayan yolcuların anlattıkları kadarıyla sınırlı ve tabii daha önce köyden dışarı çıkmış bir kaç insanın anlattıkları da dahil.

Bir gün bu köye tanımadıkları ve kudretli olduğu her hareketinden belli olan bir kadın ve muhafızı gelir. Yeni gelenler yalnızca bununla sınırlı değildir. Aynı günlerde köye bir de Âşık gelir.  Köylerine her zaman bu kadar sık önemli misafir gelmediği için tüm köy onun anlatacağı hikayeleri dinlemek için sabırsızlanıyordur.

Rand köy merkezine uzak evlerinde babasıyla akşam yemeği yemek üzereyken evi, insanların hikayelerinden uydurma yaratıklar olarak bildiği Trolloclar basar ve Rand'ı yakalamaya çalışırlar. Yaralanan babasını alıp sürükleyerek köyün merkezine bin bir güçlükle taşıyan Rand, meydanda da bir kaos hali yaşandığını görür. Diğer yaralıları iyileştiren Hikmete babasını gösterdiğinde, her şey için geç kalındığını duyar. Yine de pes etmez. Köydeki o kudretli kadının bir Aes Sedai olduğunu öğrenir ve ondan yardım ister. Tüm hikayemiz ise işte buradan itibaren başlıyor.

Aes Sedai köydeki yalnızca iki eve saldırıldığını ve bir de Rand'ın evine saldırıldığını söyler. Yani aynı yaşlardaki üç erkek çocuğun bulunduğu evlere... Üstelik Trollocların bununla sınırlı kalmayacağını, istediklerini elde edene kadar saldırmaya devam edeceklerini, eğer giderlerse Tar Valon'daki Aes Sedai'ların yardım edebileceğini, bu yüzden bir an önce yola koyulmak zorunda olduklarını söyler. Bunu duyan Rand neden onların(üç erkek çocuğunun) seçilmiş olduğunu öğrenmeye kararlıdır ve köye daha fazla onun yüzünden zarar gelmesini istemediği için yola çıkmayı kabul eder.

Morairaine(Aes Sedai) ve muhafızı Lan, Rand ve diğer iki çocuk Mat ve Perrin yola çıkmak için hazırlanırken köyde Hikmet'e yardımcı olan bir kız Egwene içeri girer ve olup biteni duyduğunu, bunca zamandır dışarıdaki dünyayı görmek istediği söyler. Dahası  Âşık Thom da onları dinliyordur ve daha önce Tar Valon'da bir gösteri yapmadığını söyleyerek onlara katılmak istediğini belirtir. Hepsi birbirine bağlı DESEN'in bir parçası olmuştur artık.

Kısaca hikayeyi toparlamaya çalıştım, ancak yukarıdaki hale getirmek bile benim için zor oldu. Çünkü bu bahsettiğim kısım sırasında ve öncesinde yaşanan bir çok olay var. Zaten bu kadar kısım bile 8-9 bölüm sürüyor. Dediğim gibi hikaye bir yolculuk hikayesi. Kafanızda canlanması için aynı Hobbit gibi diyebilirim. Her karaktere tek tek değinilmiş. Hepsinin gelişimini sırasıyla izliyoruz ve en güzel tarafı da gelişimlerinin diğer karakterle olan bağlantılarını görmek. Aynı zaman da şunu da yazmak istiyorum. Yazar öyle bir yazmış ki her bölümün son cümlesi beni ya merakta bıraktı ya da heyecanlandırdı. Birkaç bölüm sonra hep bu şekilde devam edince, sürekli bölüm sonu cümlesini beklemeye başladım :)


Yarım puanı nereden kırdığımı söyleyeyim hemen. Ancak spoiler sayılmaması için olayı anlatmıyorum. Kitabın sonunda beklenen bir savaş kısmı var. O kadar bekledikten sonra beklediğim kadar görkemli olmamasından kırdım o puanı. Biliyorum bu bir seri ve asıl savaş diğer kitaplarda -oralarda bi yerde xD- ama ilk kitapta da belki karşılaşma bu kadar yavan olmamalıydı :/ Yalnızca bu yani. Kalan kısımlar o kadar güzel ki 5 üzerinden 4,5 verdim kitaba.
Kim ciltli kitabı sevmez ki?  Kitapla aşk yaşadım resmen :)

Bu arada ilk defa -neredeyse- benimle yaşıt bir kitabı okumuş oldum. Kitap 1990 yılında çıkmış. Genelde ya çok eski ya da çok yeni yazılmış kitapları okumuştum :) Ayrıca serinin 14. ve son kitabı 8 Ocak'ta piyasaya çıktı. 24 yıllık bir macera bu. Yakın zamanda türkçesinin de çıkacağını düşünüyorum. Hatta ben diğer 13 kitabı bitirene kadar 14. kitap çıkar üstüne yıllar geçer xD

Zaman Çarkı'nın yazarı Robert Jordan hakkında da şunu açıklamalıyım. Yazar 11. kitabını bitirdikten sonra 2007 yılında hayata gözlerini yumdu. Serinin geri kalanı, yazarın not ve taslaklardan edinilen bilgiler ışığında, ilk 11 kitabın editörü olan Brandon Sanderson tarafından sürdürüldü.

Gelelim kitabı tavsiye eder miyim kısmına. Öncelikle dediğim gibi bu kitap Epic ve High dediğimiz Fantastik türünde bir kitap. Bu herkesin sevebileceği bir tür değil, ancak bu türü sevenlerin bayıla bayıla okuyacağına eminim. Ama unutmayın, bu seri hem pahalı hem de uzun bir seri. Bunları göze alarak başlayacaksanız, kesinlikle seveceksiniz :)

11 yorum :

  1. Işığın Anısı'na kadar yetiş bize. Bütün seriyi okumamış olsamda kaldığım yeri bırakıp en baştan başlamayı düşünenlerdenim bende. Ayrıca seriye başlamak yada devam ettirmek isteyenler için küçük bir not: Şubat ayına kadar bütün İthaki kitapları %40 indirimle ilknokta.com'da

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam yetişmeye çalışacağım, diğer kitaplardan fırsat bulursam. Nasıl olsa 2. kitabı da almıştım :D Almak isteyenler olursa güzel olmuş %40 az değil. Hele ki böyle pahalı bir seride... O_o Kaçırmasın kimse!

      Sil
  2. Ben de 4. cildin 2. kitabına başlayacağım bir ara :) Senede bir tane okuyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok yavaş ilerleyen ve tüm dikkati üzerinde isteyen bir seri :) Bakalım ben 2. kitabı ne zaman okuyabileceğim :D

      Sil
  3. Cesaretinizi kırmak gibi olmasın ama, ilk kitapların yavaş ilerlediğini düşünüyorsanız 7. 8. kitapta kesin havlu atarsınız gibime geliyor =d sayfalarca okuyorsunuz ve neredeyse hiç bir şey olmuyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uyarınız için teşekkürler, ancak bu tür serilerde hikaye her zaman yavaş ilerlemiyor mu zaten? :) Ve lütfen bana bunun yalnızca 7. ve 8. kitap için geçerli olduğunu söyleyin eheh :D

      Sil
  4. Aralık ayında başlamıştım seriye, şu an 5. kitabın ortalarındayım. Ebook üzerinden okuduğum için daha pratik oluyor. Ve henüz bitirmemişseniz tüm seriyi, devam etmenizi tavsiye ederim. Oldukça sürükleyici ve olaylar geliştikçe takip etmek bir o kadar zorlaşıyor. Daha çok bağlıyor kendine.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle devam edeceğim :) Ancak bir türlü 2. kitabı okumaya elim gitmedi. Okumak istediğim başka kitaplar giriyor hep araya. Mesela Kralkatili Güncesi için çıldırıyorum ve elimde ilk kitabı bulunuyor. Ama bir türlü okumaya başlayamadım :) Bu güzel yorumunuz için teşekkürler. Hazır elimde Zaman Çarkı 2 ve 3. kitapları varken başlamam lazım. Hatırlattığınız için teşekkürler. :)

      Sil
  5. Zaman Çarkı'nı okuyan birini bulmak çok iyi. Bloguma isim verirken oradaki "kan ve küller" deyişini kullanacak kadar sevdiğim bir seridir. Farklı bir yazarla final yapmış olmasına rağmen temposunu çok da kaybetmeden bitti. Yazarın betimlemeleri anlatımı gerçekten mükemmel. İlerilerde daha da açılıyor. 1 sene geçmiş bilmiyorum bıraktınız mı ama bırakmadıysanız kesin devam edin. O aralardaki duraksamalara çok takılmayın. Evet aksiyon çok sık yaşanmıyor ama yine de bir sürü ilginç olaylar dönüyor oralarda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında senede bir 1 Zaman çarkı kitabı bitirmeye çalışacaktım. Geçen yıl 2. kitabı yarıladım, ancak bitiremedim. Bir ara dizisi başlayacağını görüp devam edecektim :D Ancak o da tam olarak devamı değilmiş. Öncelikleri başka kitaplara verince yarım kalıyor maalesef :/ Bu arada devam kitaplarını yazan Brandon Sanderson'ın fanıyım. Çoğu kitabını okudum. Eğer okuyacak kitap ararsanız tavsiye ederim.

      Sil
  6. Zaman Çarkı hakkında kaynak olarak http://zamancarki.net sitesine bakabilirsiniz herşey açıklanmış!

    YanıtlaSil