This is an example of a HTML caption with a link .

3 Şubat 2013 Pazar


Tanrıça
The Goddess Test
Aimee Carter
Ephesus
Fantastik, Mitoloji, Romantik, Genç - Yetişkin
4
(5 üzerinden)



"Teste tabi tutulan her kız öldü. Şimdi Kate’in sırası.

Kate’in hayatı, en başından beri yalnızca kendisi ve annesinden ibaret olmuştur ancak şimdi annesi ölmek üzeredir. Peki ya son isteği? Çocukluğunu geçirdiği eve geri dönmek. Bu nedenle Kate bir yandan annesinin sonbaharı çıkaramayacağından endişelenirken, diğer yandan da hiçbir arkadaşı ya da akrabası olmayan bir yerde yeni bir okula başlayacaktır.

Sonra Henry ile tanışır. Karanlık, ıstırap dolu ve büyüleyici biri olan Henry, Ölüler Diyarı tanrısı Hades olduğu iddiasındadır. Üstelik, bir anlaşma yapmanın karşılığında, tabi tutulacağı testi geçene kadar Kate’in annesini hayatta tutacaktır. Kate, Henry’nin çıldırmış olduğundan emindir. Ta ki ölü bir kızı hayata döndürdüğüne tanık olana kadar. Artık annesinin hayatını kurtarmak gözüne delicesine mümkün görünmektedir. Testleri geçmeyi başardığı takdirde Henry’nin gelecekteki eşi ve bir tanrıça olacaktır. Fakat başarısız olursa…"

Tanrıça, hem yazarın ilk kitabı oluşundan dolayı hem de Gizem'in pek beğenmemesinden dolayı beklentilerimi düşük tuttuğum bir kitaptı. Hatta bu yüzden satın almamamıştım. Seri tamamlandıktan sonra Gizem'den alıp okuyacaktım. Sevgili Ephesus yorumlamam için yollayınca iki kitabına sahip olduğum için önceliğimi bunlara verdim :) Beklentilerim de düşük olunca ya bu yüzden ya da mitoloji ile ilgili romanları çok sevdiğim için kitabı eğlenceli buldum ve beğendim.

Hikaye hakkında daha fazla bir şey yazmıyorum, zira yukarıdaki tanım yeterince açık. Benim bahsetmek istediğim kısım ise yazarın romantizm ile fantastiği birleştirip yaratmaya çalıştığı dünyanın bize istenileni verip vermediği...

Öncelikle şunu bilmelisiniz. Bu kitapta yazar Tanrıların kudretini aktarmada yetersiz kalmış ve sanki Tanrılar birer ergenmiş gibi görünmesine sebep olmuş. Hele Kate'e oyun oynayıp seçilen kızlardan biri olduğunu belirtme şekilleri korkunçtu. Sürekli dramatik yerlerde güldüğüm göz önüne alınırsa yazarın istediğini veremediğine inanıyorum. Ama yazarın romantizm kalemi güçlü. Bazı yazarlar gibi bokunu çıkarmadan yarattığı iki karakter arasındaki duyguları hissedebiliyorsunuz. Ayrıca her ne kadar önceden tahmin etmiş olsam da yazarın  hikayedeki sürpriz unsurları da çok hoştu. Bunun aynısını 2. kitapta da yaptı ve yazarın gelecekte yazacağı diğer serilerininde takipçisi olacağımı anladım :) Sürprizleri severim. 

Ek olarak bu kitapla ilgili şunu da söylemek istiyorum. Yazar kitabın yarısına kadar acındırığın dibine vurmuş. Kitap sonuna kadar öyle gidecek olsaydı yarım bırakıp ömür boyu rafa kaldıracak ve bir daha asla okumayacaktım. Neyseki çok şükür öldü de kurtulduk xD



Tanrıçanın Savaşı

Goddess Interrupted
Aimee Carter
Kate Winters ölümsüzlüğü hak etti.Ama hayatını Ölüler Diyarında, Henry ile birlikte geçirmek istiyorsa bunun uğruna savaşması gerekecek. Fakat başarısız olursa... 

Bütün olanlar içerisinde, ölümsüzlüğü kazanmak en kolayı olmuştu. Kate, artık Ölüler Diyarı Kraliçesi olarak taç giymek üzere olmasına rağmen, kendisini her zamankinden çok daha yalnız hissetmektedir. Ölüler Diyarının hükümdarı olan Henry'ye karşı duyduğu sevgi günden güne büyürken, Henry ona karşı gittikçe mesafeli ve gizemli davranmaya başlamıştır. Kate'in taç giyme töreninin tam ortasında, evrende kendisini öldürebilecek kadar güçlü olan tek varlık tarafından alıkonur: 

Titanların Kralı, Kronos..

Beni takip edenler bilirler. Serilerin devam kitaplarını genelde tanıtmam. En fazla kitabın resmini ekleyerek puanımı yazarım. Tabii ileride diğer serilerin de devam kitaplarını yazabilirim, ama şu an için bu serinin ikinci kitabına bir ayrıcalık tanımak istiyorum. Bunun sebebi; birincisi iki kitabı da arka arkaya okumuş olmam, ikincisi de ikinci kitabı birinci kitaba göre daha fazla sevmiş olmam. 








Yazarın hikaye oluştururken ki fikirlerini seviyorum. Hayalinde yaratıyor ve onu bizlere aktarmaya çalışıyor. Aktarma kısmında problem var mı? Evet ikinci kitapta da var bu sorun, ama ben yine hikayeyi sevdim. Yazarın muhtemelen sorunu neye ağırlık vereceğini bilememesi. O an en önemli olayı bırakıp, Kate'in gözünden hikayeye ilerlemeye çalışıyoruz, ama bu hem sıkıcı hem de asıl isteneni veremiyor. Çünkü daha önemli olaylar Kate'in olmadığı yerlerde gerçekleşiyor. Yine de gecenin saat 4'ünde kitabın sonlarına doğru ağladığımı gizleyemem. Diyorum ya yazar acındığın dibine vuruyor. Kate'i parçalarken biz de parçalanıyoruz.

Yazarın duyguları aktarmadaki kalemini seviyorum ancak umuyorum ki yeni serisinde savaş falan olmaz. Bu kadar beceriksizini de ilk defa görüyorum. En azından Twilight'taki gibi tam dövüş anında dövüş olmadan bitebilirdi :)

Kitabın sonu yine bomba, yine bomba... Orjinal değil, hatta tahmin edilebilir ama kurgunun ilerleyiş şekli harika :)

Gelelim bu seriyi öneriyor muyum? Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantik sevenler sevecektir bence. Bu yüzden öneriyorum :)

0 yorum :

Yorum Gönder