This is an example of a HTML caption with a link .

5 Mart 2013 Salı

Beni Seç
The Selection ( The Selection #1)
Kiera Cass
3 (5 üzerinden)


Bir prens nasıl tavlanır?

Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen Seçimi kazanmanın tek yolu Prens Maxon'ı kendine âşık etmek. 

America içinse Seçim, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspen'i arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.

America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.

35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?

Gelelim Şubat ayına damgasını vuran DEX'in gözbebeğine. Ne kadar özenildiği kapağından da belli olan "Beni Seç" 14 Şubat'ta raflarda yerini almıştı. Birçok kitapsever bu kitabı beklediği için akabinde hemen okunup yorumlar yapıldı. Daha şimdiye kadar beğenmeyen kimseyi görmedim.

Gelin kitabın beğendiğim ve beğenmediğim özelliklerine beraber bakalım. Bundan sonrası tamamen SPOILER içerecek. Bu yüzden spoiler sevmiyorsanız uzak durmanızı tavsiye ederim. Bu da ufak bir bilgi. :)

Öncelikle 1 gün gibi kısa bir sürede kitabı bitirenlerdenim. Soluksuz okunabiliyor. Gerçi bunun sebebi zaten ince olması da olabilir. 300 sayfa kadar bir şey ve çerezlik olarak tabir ettiğimiz kitaplardan. Okurken derdinizi tasanızı bırakıp hoş birkaç saat geçirebiliyorsunuz.

Kitabın kapağı enfes. Orjinal kapağın kullanılması beni inanılmaz memnun etti. Kitabın konusuyla da oldukça örtüşen parlak ve kapağın kırışmasını önleyen bir dokusu var ;) Kesinlikle bayıldım! Hatta serinin ikinci kapağına daha da bayıldım. Orjinal çıkacak olması beni çok mutlu ediyor. Görmeyenler için orjinal kapak resmini de göstereyim hemen. Bu arada bir dip not: İlk kapak mavi, ikinci kapak kırmızı ya üçüncü kapaktaki kıyafetin rengi ne olacak dersiniz? Ben mor olmasını umuyordum ama Prensi anlatan 0,5 kitabı mor olarak çıkacak. O halde beyaz olma ihtimali ne dersiniz? ;)



Konusu aslında orjinal sayılmaz. Açlık Oyunları'ndan da aşina olduğumuz 1'den 8'e kadar insanların zenginliğini gösteren sınıflar mevcut. Sınıflar arasındaki evlilikler ne yazık ki pek hoş görülmüyor. Asıl kızımız America'da bir 6'ya aşık olmuş 5. sınıf mensubu. Gözü Aspen ile evlenmek dışında başka bir şeyi de görmüyor.
Bir gün ülkenin prensinin evlilik yaşı geldiğinde eşini halktan seçmesi için bir seçim yapılacağı duyuruluyor ve belli yaştaki tüm kızların sınıfları gözetmeksizin bu seçime katılabileceğini öğreniyoruz. Elbette kazanan 35 kızın içinde America'nın da mevcut olduğunu kitabı okumadan da anlayabilmemiz oldukça mümkün ;) Tabii tv programları ile tüm ülkeye bunu yayınlayacak olmaları en heyecanlı kısım. Ama gelin görün ki yazarımız bu kısmı mükemmelleştirmek için hiçbir gayret göstermemiş. Hatta ne yazık ki yazar hiçbir şeyi mükemmelleştirmek için bir gayret göstermemiş.

Kızlar arasında kesinlikle bir rekabet yok. 35 kız tacın peşinde güya, ama yok yani öyle bir şey. İçlerinde varsa bile dışarı yansıtmadıkları sürece bi anlamı yok. Kitabımızın kötü kızının bile pek kötü sayılmadığını okuduğunuzda göreceksiniz. Yani kitabın arkasında bahsedilen "vahşi bir yarış" kısmından bize bahsetmeyi unuttular heralde :) En heyecanlı kısmın yine Aspen'in saraya girdiği kısımlar olması ne yazık ki beni çok şaşırttı. Güya asiler saldırıyor ve heyecanlı bir an yaşıyor karakterlerimiz. Çok korkmuşlar ama yazar bu konuda o kadar beceriksiz ki prense odaklandığımız için hiçbir şey hissedemiyoruz. Yazarın aşk dışındaki duyguları yansıtmadaki kalemine sıfır veriyorum ki aşk kısımları beni etkilemedi bile :( 




Aşk üçgeni! Elbette olmazsa olmazımız... İki erkek karakter de sevilmek için yaratılmış. Bir tarafta Aspen var. Fakir, ama gururlu gencimiz. Sevdiği kıza uygun şartları yaşatamayacağını düşünerek ondan ayrılan, daha sonra tekrar bulduğunda yaptığı hata için kendini kabul ettirmeye çalışan bir 6. sınıf mensubu. Gerçi artık asker olduğuna göre 1. sınıf mı oluyordu? Diğer taraftan gözleri America dışında bir şeyi görmeyen Prens Maxon! Ülkenin idaresinde krala yardım ederken bir yandan da 35 kızla uğraşması gereken bir veliaht prens. Tüm bu karışıklık içinde America'yı keşfediyor ve ona aşık olduğunu düşünüyoruz.

Asıl karakter ve hikayemizin anlatıcısı America Singer. Berbat bir isme sahip, ancak sevilebilitesi yüksek bir karakter. Ancak ben sevmedim orası ayrı. İki erkek arasında bocalayan, bu yetmezmiş gibi fakir ailesine para kazanması için bir süre daha bu seçime katlanması gereken ressam bir babanın şarkıcı kızı. :D ahah! Bu kadar da düz olmasaymış Kiera beni çok sevindirecekmiş. Seçimi kazanmak gibi bir niyeti olmadığı için kendisi gibi davranan bir kız America. Hatta işin dozunu kaçırıp prensi hem sözlü hem de fiziki olarak tartaklayan bir kız :) Prens biraz mazo anlaşılan. Böyle bir kızı sevdiğini sandığına göre ;)

Kitabın konusu tam sevebileceğimiz türden. Ancak işleniş biçimi beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitapta en nefret ettiğim ve sayfa/vakit kaybı olarak gördüğüm kısımlar asilerin saldırdığı kısımlar, kızlara prensin eşi olduklarında bilmeleri gerekenler için ders anlatımı kısmı -ki bu kısım o kadar güzel olabilirdi ki böyle olduğu için yazardan tiksindim öeh!-, America'nın bir gün Aspen'le öpüşürken diğer gün Maxon ile flört etmesi ve ikisini de sahiplenmesi!! -kaşar değilmiş gibi davranan kaşar kız karakterlerden de nefret ettiğimi söylemiş miydim?- gibi şu anda bazı noktaları hatırlamadığım uç nefret noktalarım vardı. Kitap gerçekten güzel olabilecekken yazar tarafından berbat edilmiş :/ Umarım bir VA-Melez, bir Alacakaranlık-Obsidiyen ya da bir Ölüm Oyunu(Battle Royal) - Açlık Oyunları gibi başka yazar tarafından ele alınır bu kitap. Gerçi saydıklarımı hep sevmişimdir. Tam olarak aynı örnekten sayılmazlar :) Kısaca bu hikayenin böyle yok olması beni çok üzer.

Kitabın geri kalanını okuyacak mıyım? Evet okuyacağım! Sonunu gören herkes eğer erkeklerden en az birinin akıbetini merak ediyorsa mutlaka okuyacaktır. Ancak öneriyor musun derseniz, boş zamanınız çoksa ve çerezlik bir seriye hayır demiyorsanız okuyun derim. Yoksa daha çok okunacak güzel kitap var *-*

Not: Beni Seç bir süre sonra dizi olarak karşımıza çıkacak. Kitabın fanlarına duyurulur ;)

3 yorum :

  1. Ya sonunda benim gibi düşünen biri bitirmemiş olsamda henüz tüm duygularımı yandıtmışsın yazıya süper olmuş :))
    Artık sorun bende mi diyordum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorun bizde değil ehehe :D Yani aslında konunun gidişatı orjinal olabilirmiş, ama diyorum ya yazar berbat etmiş. Tabii herkesin kitaptan beklentisi farklı olabilir. Bu da beğeçok nenlere yeterli gelmiş sanırım :D

      Sil
    2. "Bu da beğenenlere yeterli gelmiş sanırım" yazıyor orada :D

      Sil