This is an example of a HTML caption with a link .

18 Mart 2013 Pazartesi

Cam Şato
Throne of Glass (Throne of Glass, #1)
Sarah J. Maas
DEX
Fantastik, Genç-Yetişkin, Romantik
4
(5 üzerinden)

Karşınızda Suikastçılar Kraliçesi Celaena Sardothien. Celaena ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Oysa o, eğitimli bir suikastçıydı, benzerlerinin en iyisiydi ama bir hata yapmış ve yakalanmıştı.

Genç yüzbaşı Westfall ona bir teklifle geldi. Celaena, kraliyetin en yetenekli savasçıları ve suikastçılarıyla katılacağı ölümüne bir yarışmada veliaht Prens Dorian'ı temsil edecek.

Yarışmayı kazanırsa kralı korumaya ve sonrasında özgür bırakılmaya hak kazanacak. Ama önce bir biri ardına ortaya çıkan cinayetlerin katilini bulmalı ve hayal bile edemeyeceği bir geleceğe hazırlanmalı

Cam Şato, geçtiğimiz aylarda DEX'ten çıkan uzun süredir çıkmasını merakla beklediğim kitaplardandı. Hem Goodreads puanının 4.15 olmasıydı beni cezbeden -ki gerçekten yüksek bir puan- hem de daha önce suikâstçı bir kızı konu alan bir genç-yetişkin romanı okumamıştım. 

Hikayeden biraz bahsedecek olursak, suikâstçılıkta nam salmış olan Celaena yakalanmıştır ve 1 yıldır gerçekten kötü şartlarda madenlerde çalışırken ülkenin prensi ona karşı konulmaz bir teklif sunar. Sarayda gerçekleşecek olan bir yarışmadan eğer birincilikle ayrılabilirse hem kralın yaveri olacaktır, hem de birkaç yıl sonra tamamen özgürlüğüne kavuşacaktır.

Asıl hikaye ise bu yarışma sırasında kimsenin görmediği ve insanlık dışı biçimlerde öldürülen yarışmacıların cesetlerinin bulunmasıyla başlıyor. Celaena hem kendini korumak için hem de bu olaya kimin neden olduğunu bulmak için katili aramaya başlar.


Öncelikle kitabın başlarının gerçekten sıkıcı olduğunu söylemeliyim. Celaena'nin saraya getirilmesinden itibaren hikayede biraz açıklar vardı ve inanılmaz sıkıcıydı. Sonlara doğru yukarıda da bahsettiğim gibi kralın yaveri olmak için yapılan yarışma başladığında ve gizemli ölümler arttığında tempo yavaş yavaş yükseliyor.  

Kitabı okuyanlar başlarını Zehir Ustası'na benzetmiş. Kesinlikle ben de benzediğini düşünüyorum. Ama konunun devamının pek benzerliği yoktu. Ana karakterimiz Celaena güya suikastçı, ama oldukça şevkatli buldum kendisini ve hikayenin gidişatından dolayı haşin hallerini göremedik. Belki de bu yüzden sevebileceğim bir karakterken unutulacaklar arasında kalacak. Devam kitaplarında "asıl işi"ne dönebilirse o zaman sert bir karakter olarak görebileceğimizi düşünüyorum.

Kitabın en sevdiğim tarafı ise aşk üçgeniydi. Prens Dorian ve Yüzbaşı Chaol! Favorim ise Chaol tabii ki! Ben ne yazık ki bu tarz kitaplarda pek prens taraftarı olamıyorum. Kaldı ki bu kitapta prensin ona karşı sadece farklı kız olduğu için ilgi duyduğunu düşünüyorum. Celaena ise sevgiye açtı :) O kadar yani! ahah! xD

Gelelim şu kitabın en leş durumuna! Kapak! O nasıl iğrenç bir kapaktır öyle! Üstelik favori rengim mor olmasına rağmen!! Kapağı ilk gördüğümde büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Orjinal kapağın da pek güzel olduğunu söyleyemem, ama buna 1000 basardı! Ne yazık ki DEX yayınlarında orjinal olmayan kapakların tasarımları konusunda belli bir standartı yok sanırım. Şimdiye kadar bi Zehir Ustası serisini beğendim. Ahh ah!

Son olarak kitabı önerip önermediğime gelelim. Eğer okuyacak boş zamanınız varsa ve bu türlere ilgi duyuyorsanız beğenebileceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yoksa okunacak daha çok kitap var ;)

0 yorum :

Yorum Gönder