This is an example of a HTML caption with a link .

25 Temmuz 2014 Cuma


UĞRUNDA YAŞADIĞIMIZ HER ŞEYİ YOK ETTİLER. 
ŞİMDİ DE UĞRUNDA ÖLECEĞİMİZ ŞEYLERİN PEŞİNDELER!           

5. DALGA
The 5th Wave (The 5th Wave #1)
Rick Yancey
Pegasus
Genç-Yetişkin, Distopya, Fantastik, Romantik
4,5 (5 üzerinden)           

1.Dalga Dünya Karanlığa Gömüldü
2.Dalga Sadece Şanslı Olanlar Kurtuldu
3.Dalga Sadece Şanssız Olanlar Sağ Kaldı
4.Dalga Tek Bir Kural Geçerliydi: Kimseye Güvenme
5.Dalga Artık Kimse Ne Olacağını Bilmiyor

5. Dalga yaklaşırken tek başına kalmış olan Cassie ıssız bir otobanda onlardan kaçmaktadır. İnsana benzeyen Ötekiler, kırsal alanda karşılarına çıkan herkesi öldürmektedir. Dünya'da hayatta kalan son insanların peşindedirler. Cassie ilk başlarda "hayatta kalmanın tek yolu yalnız kalmaktır" inancına sıkı sıkıya sarılsa da gizemli ve cazibeli Evan Walker'la tanışınca fikri değişecektir. Erkek kardeşini, hatta belki de kendini kurtarabilmesi için Evan onun tek çaresidir. Ancak Cassie bir seçim yapmalıdır: Güven mi, çaresizlik mi? Meydan okumak mı, teslim olmak mı? Hayat mı, ölüm mü? Pes etmek mi, ayağa kalkmak mı?

Herkese merhaba ^_^ Uzun zamandır beklediğim bir kitap olan 5. Dalga'nın blog turuna hoşgeldiniz. Pegasus yayınlarından çıkan 3 kitaplık serimiz hakkında ne düşünüyorum gelin hep beraber bakalım. Ama önce tanıtım!

Cassie 4. Dalga sonucunda hayatta kalan bir avuç insandan biridir. Uzaylılar dünyaya ayak bastığından beri insanlığın başına gelmeyen kalmamıştır. Birbirlerine şüpheyle yaklaşır oldukları şu günlerde vebadan annesinin ölüşünü, uzaylılar tarafından da babasının öldürülüşünü seyreden Cassie, küçük kardeşi Sam'in bile güvenilir olmayan ellerde olduğunu hisseder. 

Şimdi yapması gereken tek şey; ailesinden kalan tek kişiyi hayatı pahasına korumak ve peşindeki sayko uzaylıdan kurtulmaktır. Tabii yapabilirse. Hey! Cidden bu uzaylının sorunu ne? 

Kitap çok çok çok güzeldi! Yazarın diline, hayal gücüne, kitabın kurgusuna bayıldım! Kitap su gibi akıp gidiyor. Bunun sebebinin kitabın hiç bitmeyen temposu olduğunu düşünüyorum. Çünkü yazar tek ağızlı bir anlatım yerine önemli birkaç karakterin ağzından tüm detayları anlatmış. Hatta bunu o kadar güzel kotarmış ki bir karakterin anlatımı bitmeden kitaba ara veremiyordum.

"Bir şeyin gerçekleşme ihtimalinin olması, onun gerçekten olacağı anlamına gelmez."

Ve tabii ki elimizde en sevdiğim gerilim konularından biri olan uzaylı istilası var. Yazar onları biraz bilindik bir şekilde bize aktarmayı seçmiş. Uzaylıları saf ruh olarak işlemiş. Cassie ise onu yakından takip eden bir uzaylının farkında bile değil. Tek derdi hayatta kalmak ve kardeşine ulaşmak. Ah, bir de Ben Parish var tabii! Cassie'nin sınıf arkadaşı ve hoşlandığı kişi. Arada bir aklına düşse de yaşadığından emin değil! Ancak biz gerçeği biliyoruz :3

Karakterler kitabın kurgusu gereği hızlı bir şekilde gelişiyorlar. Kitabın başındaki tutumlarından hiçbir eser kalmıyor. Sebeplerini spoiler vermeden şöyle bir anlatırsak, insanlığın yok oluşunun bilincinde olmaları diyebiliriz. Aile, arkadaşlık bağları harika işlenmiş. Konu aşka gelince çok da zayıf olmayan hatta 2. kitabı merakla bekleten bir hikaye var elimizde. Yazarın anlatımı eğlenceli. Çoğu ciddi sahnede kahkaha attıracak kadar hem de! Ben bunu seviyorum işte! Mesela hepimiz az çok şu alıntıdaki gibi tepki vermişizdir. Ama bu cümleyi okurken ölüm tehlikesi altında olduğunuzu düşünün. :3

"Yanımdaki masanın üzerinde Aşkın Çaresiz Tutkusu adlı bir aşk kitabı duruyordu. 
Kitabın kapağını göz önüne alınca ben olsam ismini Mermer Gibi Karın Kaslarım koyardım."

Sonuç olarak distopya, genç-yetişkin türlerini bir arada severlerin bu kitabı kaçırmamasını öneririm. Filmi 2016'da vizyonda olacak. İkinci kitabı ise henüz yurtdışında raflarda yerini almadı. Heyecanla bekliyoruuuuuuuz!

Gelelim bu turda bana düşen göreve!


BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Yazarın yiyecek takıntısı varmış. Örneğin, 2 ay boyunca her gece bir büyük bardak süt içip Oreos yerken sonraki 6 ay boyunca bir daha Oreos yemezmiş. Bi ay bu Poptart olurmuş, başka bi ay dondurma vs

American Idol'ın her sezonunu deli gibi izlermiş.

Eşi Amerikan devrimini gerçekleştiren adamların soyundan geliyormuş. Yazar ise İsveç kökenliymiş. Eşinin ataları yeni bir ulus kurmak için savaşırken yazarınkiler balık tutuyomuş *ahahah*

Yemek sırasında ettiği muhabbetin %50'si orjinalmiş %50'si de favori film ve dizilerinden alıntı cümlelermiş. Kendisi iyi dengelediğini düşünüyomuş, ailesi tam tersini. Bu sene Sandy patates püresini uzatırken "I am the danger!" diyip durmuş. (bkz Breaking Bad ) *Bu da bizim gibi çatlak çıktı iyi mi :D*  

* LOTR'ı 4 denemede okuyabilmiş. Kimin kim olduğunu ve yüzüğün olayını anlayabilmek de 2-3 deneme falan daha sürmüş

7 yorum :

  1. Team Ben vs Team Evan? Hangisi ? :3

    YanıtlaSil
  2. Mermer Gibi Karın Kasları esprisinde kahkahalar atmıştım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen hönkürdüm orda. Duruma çok tersti, ama cuk oturmuştu :3

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil