This is an example of a HTML caption with a link .

12 Şubat 2015 Perşembe


Tam 3 ay olmuş yeni anime yazısı gelmeyeli. Bunu geçen ay bitirdiğim Hunter x Hunter ile telafi etmeye geldim. Hatta öyle bir telafi ki yazdığım en uzun anime incelemesi olabilir. İzleyin bu animeyi! ٩ʕ•͡וʔ۶ 

Yaklaşık 4 ay önce 148. bölümde bizlere veda eden HxH, Onurla beraber izleyecek anime aradığımız dönemde karşımıza çıkmıştı. Aslında daha önce ilk bölüme tek başıma göz atmış, ancak daha ilk dakikalarda bana göre olmadığını düşünerek kapamıştım. O zamanlar HxH hakkında hiçbir bilgim yoktu. Bu olaydan yaklaşık 3 hafta sonra önerilerini dikkate aldığım biri en sevdiği animeler arasında gösterince "Ben kesin bir şeyler kaçırıyorum." diyerek tekrar izlemeye karar verdim. Kesinlikle doğru bir karar vermişim! Onurla beraber ilk birkaç bölüme göz attıktan sonra yaklaşık 2 buçuk hafta gibi bir sürede 100. bölüme kadar gelmiş, hatta geçmiştik.


Konusu, Hunterlar seviyelerine göre çeşitli zorluktaki görevlere atanan, kendine has özel güçlere sahip, belirli bir alanda kendini kanıtlayan, toplumun seçkin üyelerinden biridirler. Hunter sertifikasına sahip olmak çok zordur, bu yüzden çok değerlidir. Sertifikaya sahip olabilmek için yapılması gereken ilk şey sınavın yapılacağı alanı bulabilmek ve ilk turu tamamlayabilmektir. Testler sırasında hayatta kalma oranı çok düşüktür. Bu yüzden kişinin çıkarının ne olduğuna bakılmaksızın testi geçen her birey profesyonel hunter olarak adlandırılır.

Gon da yıllar önce bu uğurda onu bırakan babasının yolunda ilerlemek için Hunter testlerine katılan ve bu sayede babasını bulabileceğine inanan bir çocuktur. Her yıl bir çok Hunter adayının öldüğü bu testler sırasında harika arkadaşlar edinecek olan Gon bakalım babasını bulabilecek midir?

Öncelikle bu seri hakkında bilmeniz gereken ilk şey, ilk bölümlerinin biraz çocuksu olduğudur. Ben de ilk birkaç dakikayı izlediğimde, tam da bu yüzden bana hitap etmeyeceğini düşünmüştüm. Eğer ki benim gibi serinin bu şekilde devam edeceğini düşünüyorsanız tamamen yanılıyorsunuz! İlk birkaç bölüm biraz çocuksu, biraz komedi ağırlıklı ilerlese de birkaç bölüm sonra serinin havası tamamen değişiyor. Ben hayatım boyunca hiçbir animenin bu kadar hızla dark side'a geçtiğini görmedim. Hatta o kadar sinsi bir şekilde konunun seyri değişiyor ki başlarda izlediğiniz bölümlerle hiçbir alakası kalmıyor. İşte HxH'ın tam olarak beni cezbeden tarafı da buydu. İyi olduğunu düşündüğünüz karakterlerin saykoluklarını görmeye başladığınız anda anime kesinlikle daha da ilginçleşiyor.

Bu animenin bir diğer güzel tarafı da bölüm sayısının fazla olmasıydı. Bu sayede hikaye kısır kalmamış giderek daha da sağlam karakterler ve kurguyla ilerlemesi sağlanmıştı. Ancak tabii ki her manganın kaldığı yere yetişen animede olduğu gibi bir süre sonra 10 bölüm süren dövüş sahneleri izlemek zorunda kaldığımız zamanlar da oldu. Yine de şu an düşünüyorum da bu o kadar sıkıcı değildi. Canımı en çok sıkan kısım -ve aynı zamanda serinin bence en kötü tarafı- bir hikaye bitip diğerine geçerken arc'ların sonuçlarının yetersiz olmasıydı. Örneğin; Örümcek Topluluğunda -ki en sevdiğim arc'tır. Animede The Phantom Troupe olarak geçiyor- Chrollo bebişimin akibeti oldubittiye geldi. Yine aynı şekilde Kimera Karıncaları arc'ı kendi içerisinde güzel ama bir o kadar yavaş işlenen bir arc'tı. Bir dövüş sahnesinin ne kadar uzun sürebileceğini hatırlamamı sağladı(Bknz. Naruto, Bleach ve One Piece dövüş sahneleri...)

Benim dikkatimi çeken bir diğer şey ise HxH'ın birçok animeden bariz şekilde etkilenmesi veya göndermeler yapmasıydı. Bir süre sonra "Şurayı hangi animeden hatırlıyorum?", "Şu replik neredendi?" ya da yanındaki kişiyi hızlıca dürtüp "Biraz önceki sahnede derginin kapağını gördün mü?" gibi tepkiler verebiliyorsunuz. Benim hatrımda kalan animeleri not olsun diye şuraya eklemek istiyorum. One Piece, Naruto, Bleach, Death Note, FMA, Fairy Tail, Dragon Ball, YuGiOh, D.Gray-Man, Sailor Moon ve Parasyte!  Bu durum kesinlikle benim için eksi bir yön değildi. Hikayenin, karakterin, sahnenin ya da repliğin benzemesi bence harikaydı. Hatta sevdiğim animelerin reklamlarını HxH'da görmek çok eğlenceliydi! Kaçırmış olduğum animeler olabileceğini bildiğim için şu an üzülüyorum!

Serinin en büyük artılarından biri ise, sevilebilir karakter bolluğuydu. Hatta size şunu itiraf edeyim, ana karakter Gon hariç hemen hemen çoğu karakteri sevmişimdir. Sevmediysem bile hiç değilse nötrümdür. Karakterlerden nefret etmek imkansız gibi bir şey, şapşal Gon hariç! Hatta o kadar çok favorim var ki, içlerinden büyük bir eleme yapınca yine bir sürü isim kalıyor. En favorilerimin favorilerinin favorisi karakterler; Hisoka, Neferpitou, Chrollo, Alluka, Killua diyebiliriz. *galpgalp* 


DİPNOT CENNETİ
#1 Bu animeyi izlerken özellikle Kimera Karıncaları arc'ında akşam yemeğini unutun. Komugi sümüklüsü yüzünden yiyeceğiniz yemekler mide bulantısı olarak size geri dönecektir.


#2 Gon'u o kadar sevmiyorum ki ona ait resim ve gif eklememek için özen göstermediğim halde tüm giflere baktığımda bir tane bile ana karakter Gon'a ait bir şey olmadığını gördüm ahah!

#3 Yazıyı yazalı o kadar çok oldu ki... İlk resmi bulana kadar bu yazıyı yayınlayamadım. Benim huyum budur. Yazı + gif + resim içime sinmezse isterse 1 yıl boyunca dursun, o yazıyı yayınlayamıyorum. Yukarıdaki resmin üzerinde de kocaman yazı vardı. Zar zor editledim. Fotoşok yeteneklerim kesinlikle paslanmış!

#4 Hunter x Hunter (2011) haricinde bir de 99 yapımı bir animesi daha vardır. İzlemedim, ne farkı var bilemiyorum. Ancak onda yapılmayan sansürün bu animeye yapılması bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Örneğin, Killua'nın kalp söktüğü sahnede kalbin beze sarılı halde adamın içinden çıkması akla hayale sığmadığı gibi başka bir organa benzemeside cabasıdır. Komik olmayan sahnelerin bile güldürdüğü nadir animedir :D

#5 Hunter x Hunter'ın mangakası aynı zamanda blogumda da tanıttığım Level E adlı animenin mangakasıdır. Kendisini taa o zamandan severmişim meğer. Ayrıca Ay Savaşçısı (Sailor Moon) serisinin yaratıcısıyla evli olduğunu da bildirmeden geçmeyeyim :3 Nıhah ikisini de seviyorum!

#6 Biraz önce aylar sonra Myanimelist.com'un en yüksek puana sahip animeler listesine göz attım. Gözlerime inanamadım! Yıllar sonra ilk defa bir anime (Gintama')'yı geçmiş! HunterxHunter 3. sırada! Wooooho!

#7 Bu serinin özellikle 2. kapanış müziğinin hastasıyım. Nedense yeni bölüme geçene kadar kapatmak istemiyordum. 4. ve 5. kapanış müziği de idare eder diyebiliriz, ancak geri kalan müziklerden hiç hazzetmem. Müzik açısından biraz yetersiz bir seriydi bence. Aşağıdan 2. kapanışın full halini dinleyebilirsiniz *-*



Son olarak iyisiyle kötüsüyle size sevdiğim bu animeyi anlatmaya çalıştım. Yukarıda yazdıklarımdan farklı olarak şunu da eklemek istiyorum. Eğer daha önce uzun bir seri bitirmediyseniz bu serinin verdiği hissi anlayamazsınız. Bence 13-26 bölümlük bir animeyi bitirmekle 100 küsur bölümlük sevdiğin bir animeyi bitirmek çok farklı bir his bırakıyor geride.  Sırf bu hissi yaşamak için bu animeyi izleyin!! :3

12 yorum :

  1. 40.bölümde on-hold'a aldım ben bunu efsane bir şey olduğunu sezerek ve yazın hepsini bir anda izleyerek altın vuruş yapacam bir nevi :D Killua ve Hisoka benim de en sevdiklerim arasında ben de Gon'dan nefret ediyorum çünkü çocuğun shounen başrolü özelliği haricinde hiçbir ilgi çekici yanı yok başrol olmasa at çöpe gitsin :D Killua'm benim küçük sayko'm en sevdiğim karakter animede. 2.en sevdiğimse şaşırtıcı bir şekilde Hisoka hem de o bariz shotacon'una rağmen nasıl seviyorum ben de bilmiyorum ama onun olduğu sahneler daha bir güzel geliyor.

    One Piece'den sonra shounen ihtiyacımı bayağı iyi karşıladı ama sadece bilindik bir shounen olmadığını anlayınca beklemeye aldım yazın tadını çıkararak izleyeceğim kesinlikle izlenmesi gereken bir anime. Tek kötü yanı mangası uzun bir arada olduğu için olayların devamını ne zaman öğrenecez belirsiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış anımsamıyorsam tam testlerin bitip Örümcek Topluluğunun ortaya çıktığı bölümlerde bırakmışsın. En sevdiğim arc başlıyor oralarda :3 Hepsini birden izlemek doğru bir seçim olmuş *-* Gon'dan nefret etmemin sebebi aslında izlediğin kısımlarda pek belli değil, son arc'ta ortaya çıkıyor. Ana karakter olmasına rağmen, resmen olmasa da olur bir karakter kendisi :D Ne demek istediğimi anlayacaksın zaten ileride. İzledikçe Killua ve Hisoka'dan başka yeni favorilerin olacak ;) Demedi deme.

      Mangası konusunda hiçbir fikrim yok. Bildiğim tek şey animesinin sonunun aslında yetersiz olduğu ki yukarda da arcların tamamlanışını da yetersiz bulduğumdan bahsetmiştim. Neyseki güzel toparladılar.

      Sil
    2. Oh rahatladım tam yerinde durdurmuşum çünkü dediğin yerden itibaren bırakmam imkansız olurdu yazın uzun soluklu izlemek daha rahat olacağı için iyi ki durdurmuşum diyorum şimdi :D

      Sil
  2. Ne zamandır izleyebileceğim güzel bir anime arıyordum. Harika oldu bu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım sen de benim kadar beğenirsin :)

      Sil
  3. Kendim gibi izleyenlerin yarısı Hisoka'dan etkilenip seriye başlamıştır ama kanımca seride yeterince yer verilmedi.Seri bazı sorunlardan dolayı birkaç kere ara verdiği için bu animeye de yansıdı.Özellikle sonu hiç beklenilen gibi olmadı.Herşeye rağmen kendine has havası ile unutulmayacak seriler arasında yerini aldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hisoka efsane karakter kesinlikle :3

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil