This is an example of a HTML caption with a link .

19 Mart 2015 Perşembe


HER GÜN ÖNÜNDEN GEÇTİĞİNİZ EVLERDE ASLINDA NELER OLUYOR?

Trendeki Kız
The Girl on the Train
Paula Hawkins
İthaki
Gerilim, Polisiye, Psikolojik
4 (5 üzerinden)
Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.


Selamlaaaar! :3 

Sizlere bu sefer gerek empati kurmayı reddedeceğiniz karakterleriyle, gerek tüylerinizi diken diken edecek konusuyla, sinir kat sayınızı arttıracak ve meraktan çatlatacak olay örgüsüne sahip  bir kitap tanıtacağım.

Trendeki Kız, artık takip edenlerin de aşina olduğu blog tur grubumuz Kitap Oburları ile beraber yorumladığımız İthaki yayınevi etiketli çok yeni, çok taze bir kitap. Yurtdışında Ocak ayında çıkan ve bizlere Mart ayında sunulan Psikolojik Gerilim türündeki Trendeki Kız, Marslı'dan sonra yayınevinin yakın zamanda çıkardığı en harika kitap. Biz Oburlar kitabın çıkacağını duyduğumuzda, hele de Gone Girl (Kayıp Kız) ile kıyaslandığını duyduğumda nasıl okumak için delirdiğimi, çıkacağı tarihe geri sayım yaptığımı biliyorsunuz(Tamam, çoğunuz bunu bilemez :D) Sonunda bu keyifli romanı okudum ve muradıma erdim. Umarım sizler de yorumumdan keyif alırsınız.

Rachel, eski eşini unutamayan, saplantılı, alkolik ve sorunlu bir karakterdir. Her gün işine gidip gelirken pencereden gördüğü bir ailenin hayatı hakkında tahminler yürütür, kafasında kurgular. Onları o şekilde mutlu görmek tren yolculuğunun en keyifli anlarıdır. Bir gün yine bu tren yolculuğu sırasında o ailenin evine baktığında, hiç de kafasında kurguladığı gibi mükemmel bir hayatları olmadığına tanık olacaktır. Daha da kötüsü bu tanık olduğu olaydan 1 gün sonra o ailedeki kadının kayıp olduğunu öğrenir. Rachel yalnızca kendisinin bildiği bu sırrı polislere ve üzgün eşe bildirmek için çare bulmaya çalışır, ancak bir engelle karşı karşıyadır. O gün çok fazla alkol aldığından olanları hatırlayamaz, ama yavaş yavaş kadının kaybolduğu gün kendisinin de onların evlerinin bulunduğu sokakta olduğunu hatırlamaya başlar.

Kesinlikle diyebileceğim ilk şey bu kitabın "talihsiz" olduğudur. Çünkü karşısında Gone Girl gibi bir rakibi vardı. Ancak burada karşılaştırma yapmak istemiyorum. Çünkü bu kitabı okurken benim tarafımdan sık sık karşılaştırmalara maruz kalsa da, başka kitapların tesiri altında kalmadan yalnızca kendinden bahsedilmeyi hak ediyor. Bu yüzden Goodreads'teki şu ufak yorumu buraya bırakmak istiyorum.

Kitap 3 kadın karakterin ağzından anlatılmış. Bu kitabın en kafa karıştırıcı ve odaklanmakta zorluk yaşadığım tek noktasıydı. Ancak kitabın bu şekilde olmasının güzel bir sebebi de var. Bu sayede bağlantıları görmemiz kolaylaştığı için hikayenin merak unsurunun tavan yaptığını düşünüyorum. Ancak yine bu yüzden bu kitabı oturup bir günde okuyabileceğiniz çerezlikler gibi düşünmeyin. Çünkü gerçekten olaylara ve karakterlere her seferinde yeniden konsantre olup hikayenin en son nerede kaldığını kendinize hatırlatmanız gerekiyor. 

Karakterlerden ise yalnızca Rachel hakkında konuşmak istiyorum. Gerçekten güzel kurgulanmış, tam olarak nasıl açıklayacağımı bilemediğim "creepy" bir karakter. Her düşüncesi ve yaptığı her hareket tüylerimi diken diken ediyor ve bu romana inanılmaz uyuyor. Yazar kendisini empati kurmamamız için tasarlamış resmen. Onun yaptıklarına anlayış gösterebiliyorsanız size gıpta ediyorum gençler. Çünkü ben kendisine inanılmaz sinir oldum ve bu yüzden seviyorum onu!

Çeviri güzel, kapak kusursuzdu. Her şekilde büyük keyif aldım bu kitabı okumaktan. Bence bu kitap polisiye türünün unutulmayacakları arasında yerini alacak. Bu yüzden bu türü seviyorsanız, bir şans verin derim. 

Gelelim bu turda bana düşen göreve :3


BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

*Yazarın asıl mesleği finansal gazeteciliktir.

*Önceden takma bir ad altında chick-lit yazmıştır.

*Neşeli ve romantik bir insan olmadığı için o tür kitap yazmayı bırakmıştır.

*Kitaptaki gözetlemeci tarz kendisinin trenle işe giderkenki zamanlarına dayanıyor.

*Kitabın yurtdışı hakları 33 ülkeye satıldı.

*Stephen King kitabı kendi twitterında övdü.

*Kitabın film hakları Dreamworks tarafından alındı.

*Senaryo’yu Secretary’den tanıyabileceğimiz Erin Cressida Wilson yazacak.

*Megan karakteri oynaması için yazarın aklından geçen kişi Michelle Williams.

*Gerilim türündeki favori yazarları arasında Megan Abbott, Harriet Lane, Cara Hoffman ve Gillian Flynn varmış. (Gone Girl beybi <3)

*Kitabı, paraya çok sıkışık olduğu bir dönemde bitmemiş haliyle yayıncıya yollamış. Basılma kararı alındığında rahatlamış. Üstelik ilk ay içerisinde best seller olup, 40.000 kopya basılması planlanan kitap sadece ABD’de 500.000’den fazla kopya satmış.

*Gazetecilik yaptığı dönemde The Money Goddess isimli bir kitap yazmış. Kadınlara finansal tavsiyeler verdiği bu kitaptan biraz utanıyormuş (ahahah)

*Bir sonraki kitabında cadılıkla suçlanan kadınlar olacakmış. (Cadılara bayılıyoruz değil mi?)


Bir turun daha sonuna geldik. Unutmayın, hala Kitap Oburları Facebook sayfamızda süren bir çekilişimiz var. Bol şans!

18 Mart : raflarinarasindan.blogspot.com | Ön Okuma
19 Mart : mirielenda.blogspot.com | Bunları Biliyor Musunuz?
20 Mart : sohbetedecekkimseyok.blogspot.com | Yazar Tanıtımı
21 Mart : thcodex.blogspot.com | Tanıtım Videosu
22 Mart : pinucciasbooks.blogspot.com |




1 yorum :

  1. Şu an bu türe uzağım ama yeniden dönmeye karar verirsem okuyacağım kitaplardan.

    YanıtlaSil