This is an example of a HTML caption with a link .

5 Eylül 2015 Cumartesi


Benim için değerli bir animeyi tanıtacağım bugün sizlere. Bundan tam 6 yıl önce Parasyte diğer adıyla Kiseijuu'nun ilk olarak mangasını keşfetmiştim. Şöyle sağlam bir korku mangası arıyordum ve şansıma bakın ki gerçekten iyi bir tanesi olan Parasyte çıktı karşıma. Daha sonra bir şekilde Aluminia Fansub'ta mangasını çevirme kararı aldık. Tamamen benim rahat rahat Türkçe okuyabilmem için alınmış bir karar olsa da (。’▽’。)♡ görüyorum ki insanlığa büyük hizmet etmişiz. Sağ olsun Onur hiç acımadan 64 bölümün 62'sini çok kısa bir sürede hem çevirip hem de editlemişti.

O dönem hem en sevdiğim korku mangası olduğu için anime yapılmasını istiyor hem de kimseler bilmediği için üzülüyordum. Mangasının tamamlanmasının üzerinden yıllar geçtiği için de animesinin geleceğinden hiç ümidim yoktu. Sonuçta 1989 yılında başlamış bir mangadan bahsediyoruz. Resmen benimle yaşıt! Neyseki bol kanlı animeler moda olunca birinin aklına "Bir zamanlar Parasyte vardı. Onu da animeleştirelim. Kesin çok tutar." şeklinde bir düşünce gelmiş de 2014 yılının Ekim ayında 24 bölümlük bir seri olarak bizlerle buluştu :)



Konusu, Dünya yaşamını sürdürebilmek için insan bedeni kullanan bir çeşit uzaylı parazitler tarafından işgal edilmeye başlamıştır. 

Shinichi, uykusu sırasında odasından gelen bir ses işitir. Gözünü açtığında ona saldırmaya çalışan bir yılan farkeder. Ancak bu beynini ele geçirmeye çalışırken yanlışlıkla Shinichi'nin elini ele geçiren bir parazitten başkası değildir. Shinichi ertesi güne kadar elinde bir gariplik olduğunu farketmez. Daha sonra ise elinin kendisinden bağımsız hareket ettiğini, konuştuğunu, hatta düşündüğünü fark edecektir. Üstelik bu uzaylıların tek bir hedefi vardır: Dünyayı istila etmek.



Animenin başlayacağını duyuran fragmanı izlediğim ilk günü hatırladım da nasıl heyecanlanmıştım! İzlerken sevinç çığlıkları attığımı anımsıyorum. Gerçi ilk gördüğümde karakterleri tanıyamamıştım. Çünkü mangasını okuyanların aşina olduğu çizimler yerine karakterleri çok da benzeri olmayan yeni hallerde çizmişlerdi. Biraz güncele benzetme diyebiliriz bunun için. Zaten alışılamayacak bir şey de değil. ᕕ( ᐛ )ᕗ

İlk bölümü ise tam 3 kere izledim. Birincisi çıktığı ilk gün, ikincisi arkadaşlara zorla izletirken, üçüncüsü tamamlanana kadar izlemeyeceğim diye kendime şart koyduğum için tamamlandığında topluca izlerken bir kere daha izlemiş oldum. Üçünde de aynı şeyi dediğimi anımsıyorum. Malum sahneyi neden SANSÜRLEDİNİZ kardeşim!! Parasyte demek Dickhead Migi demekti benim için :(


Parasyte'ın beni cezbeden ilk tarafı uzaylıları ele alan konusuydu. Animelerde korku ve creepy karakterler en sevdiğim ikilidir. Buna uzaylı konsepti de eklenince elbette ortaya mis gibi bir anime çıkmış. Bir diğeri ise Migi gibi bir karakterin varlığı. Hikayenin arada derinleşip vermeye çalıştığı mesajları doğru karakter üzerinden verilmesini sağlayan, oldukça komik ve serinin gidişatını etkileyen bir karakter. Eminim herkes onu sevecektir ( ˘ ³˘)♥ 

Diğer bir sevdiğim özelliği ise jenerasyon farkından dolayı değiştirilmesi gereken sahneler haricinde mangaya sadık kalmaları oldu. Favori karakterlerim ise; serinin başından sonuna kadar akıbetinin ne olacağını öğrenmeye can attığım Migi ve yavaş yavaş kendini sorgulamaya başlayan Tamiya diyebilirim.


DİPNOT CENNETİ
#1 Açılış şarkısı güzel ve konsepte uygun olmasına rağmen kapanış şarkısının çok duygusal olduğunu düşünüyorum.  Kötü değil de yanlış seçim bence. Tam dövüş sahnesi gibi heyecanlı bir yerde animenin bitip ardından kapanışın araya girmesi beni rahatsız etti. Geri kalan tüm müzikler ise vasat ötesiydi! Mangasını okurken ise BOA'dan Eat you up adlı şarkıyı dinlerdim :) Yazıyı yazarken ise aşağıdaki coverı dinledim hep. Siz de göz atın derim. Hatta sevdiyseniz bu adamın diğer şarkılarını da seveceğinizi düşünüyorum. Göz atarsınız ;) 


#2 Ya mangayı çok uzun zaman önce okuduğumdan ya da Kana'yı sevdirmek için fazla uğraşmış olmalarından dolayı rüya kısımlarını hatırlayamadım. Zaten mangada bu kadar önemli olmayan bir karakter nasıl bu kadar sevdirilebilir hiç anlamış değilim. -SPOILER- Öldüğünde mangasında gram üzülmezken, animesinde kalbime öküz çöktü!

#3 Murano mangada da Shinichi'ye "Sen değiştin." derdi ve ben biraz empati kurarak haklı bulurdum. Sonuçta hem Shinichi gözünün önünde yavaş yavaş değişiyor(vahşileşiyor), hem de giderek ondan uzaklaşıyor. Tabii biz olayları Shinichi'nin gözünden gördüğümüzden yine de biraz sinir olabiliyorduk. Ama animede o kadar çok rahatsız edici bir şekilde tekrarlattılar ki sonunda benimde kızın ağzına bir tane çakasım gelmişti. Sonra neden insanlar Kana'yı seviyor. Sever tabii! Murano'yu bu kadar uyuz yaparlarsa normal.

#4 Mangasını okuduğum dönem bir ara bana sürekli Fakülte adlı filmi çağrıştırmıştı. 

#5 HAPPY SO CUTE kajsdkjasd

Son olarak serinin kendisi zaten Seinen olduğu için yetişkin temasının mevcut olması ve çocuksu shounenlerden bıkanlar için güzel bir korku/polisiye anime örneği olduğunu düşünüyorum. Eğer bu tarz animeler ilginizi çekiyorsa göz atmayı unutmayın :) Bu yazıyı yayınlamama vesile olan ilk resmi yapan kişiye sevgiler! O olmasa bu yazı aylarca bitmeyecekti 

Bir sonraki anime tanıtımı Psycho-Pass olacak! Byez ʕ•͡-•ʔ
Categories:

10 yorum :

  1. Ben de animesini çok beğendim gerçekten. Tokyo Ghoul'daki ucuz kan sahneleriyle doldurmak yerine arada süper felsefeler yapması daha da sevdirdi. İnsanların da o parazitlerden çok farklı olmadığını gösterdi ara ara.

    Mangasını okuduğun için sorayım dedim sence manga da okunmalı mı? Ben animeyi çok sevdim ama mangasını da eğer farklı birkaç şey varsa okuyayım diyorum.

    Animedeki olayların tıpatıp aynısıysa vakit kaybı olmasın diye okumuyorum da genelde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tokyo Ghoul ile kıyaslamak doğru değil aslında. Çünkü ikisi tür olarak çok farklı. Şu bahsettiğim shounen ya da seinen olma durumundan dolayı. Ve tabii ki eski yapımlar (manga olarak diyorum) daha düz ama daha derin konulara sahipti.

      Mangasında farklı pek bir şey yok. Hatta animesinde ekstra eklemeler var ve mangaya sadık kalmışlar. Ama şöyle yapabilirsin. Bundan birkaç yıl sonra (:P) olur da okuyacak manga bulamazsın ya da canın Parasyte okumak ister, açar göz atarsın :) Tek farkı mangada sansür yok ve hikayenin 90'larda geçtiğini bariz fark ediyorsun.

      Sil
  2. Güzel bir inceleme olmuş. Bende animesini izledim. Sansür yememesi ,yediyse bilmiyorum, iyi bir şey oldu anime için. Konusu ilginçti ama kısa oldu fazla gelişmedi. Yinede hoşuma gitmişti. Fakat animenin sonu hoşuma gitmedi. Birde çoğu animede yapılmayan bir şeyi yaptılar orada tebrik etmek lazım annesi mevzusunda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annesi kısmına ben de katılıyorum. Dram yönü de o yüzden fena değildi. Her şeyden biraz biraz almışlar :D

      Sil
  3. Seri benim için biraz yavan kalmıştı açıkcası son bölümde sosyal mesaj verip oldu bittiye getirildi gibi gelmişti. Bu yüzden kafamda pek iyi kalmamıştı Kiseijuu.. :D

    Çok güzel bir inceleme olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Aslında tek sosyal mesaj son bölümde değildi. Ortasından itibaren özellikle şu hamile parazitle beraber verilmeye başlamıştı. Ama oldukça durgun ilerleyen bir anime haklısın :D Shounenler gibi değil pek.

      Sil
  4. Aluminia Fansub dan birisini bulmuş olmam bunu okurken daha bir dikkat edip tekrar okumamı sağladı.
    İnceleme güzel ve akıcı olmuş.
    Uzun zaman önce izlemiş birisi olarak animelere olan soğukluğumu az da olsa azaltmayı başardı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde bir dönem o soğukluk başıma gelmişti :) 1 yıl kadar doğru düzgün bir şey izleyememiştim, ama inan ki hepsi izleyebileceğin doğru seriyi bulduğunda geçiyor. Ayrıca yorumun için teşekkürler :3

      Sil
  5. Bu animenin konusuna aşırı benzeyen bir film biliyorum; "The Host" adında bir film.Gerçi o biraz sıkmıştı ama bunu izlemeyi düşünüyorum.Umarım güzeldir ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, biraz benzer sayılabilirler. İkiside uzaylıların insan bedenini ele geçirmesini konu alıyor. Ama The Host daha çok gelecekte geçerken, Parasyte günümüze yakın bi geçmişte geçiyor. Hatta mangası 80lerin sonunu baz alıyordu sanırım :D

      Sil