This is an example of a HTML caption with a link .

26 Kasım 2015 Perşembe













Bugün sizlere Şubat ayında izlediğim bir anime olan PSYCHO-PASS serisinden bahsedeceğim. Benim izlediğim dönem 2. sezonu tamamlanalı çok fazla olmamıştı. İzleyen çevremin olumlu yorumları sayesinde ilgimi çekmiş, bir göz atayım belki severim diyerek ilk sezonu (22 bölüm) günün ilk ışıklarına kadar uykumun geldiğini fark etmeden tamamlamıştım. Yine kafamdaki deli soruların yanıtlarını alabilmek için çok geçmeden ikinci sezonu da (11 bölüm) çok geçmeden tamamladım.
Sonuç; izleyin! ԅ(´ڡ`ԅ)

Konusu: Japonya, Sibyl adı verilen bir sistemle yönetilmektedir. Bu sistem insanın doğumundan ölümüne kadar tüm yaşantısına karar veren ve insanların da bunun en doğru seçim olduğuna inandığı bir sistemdir. Okul, iş, eş, hatta ölüm için en doğru kararı veren yine bu sistemdir. Bu sistemin düzenli işlemesi ise toplumun düzenli olarak anlık kaygı seviyesinin kontrol edilmesiyle sağlanmaktadır. Bu kaygı seviyesine Psycho Pass adı verilir, renk ve rakam olarak ifade edilir. Eğer kaygı seviyeniz artar ve stresli kabul edilirseniz çıkan rakamın yüksekliğine bağlı olarak Dominator adı verilen bir silahla infazınız gerçekleşir. Bu silahı ise bir çeşit polis olan müfettişler ve infazcılar kullanabilmektedir. Müfettişler temiz kaygı seviyesi ve yüksek sınav puanıyla teşkilata kabul edilirken, İnfazcılar teşkilatta çalışırken zamanla kaygı seviyesi artan eski müfettişler ya da suç işleyip işlemediğine bakılmaksızın kaygı seviyesi artıp rehabilitasyona kapatılmış ve Sibyl tarafından seçilmiş kişilerdir. Animede tanım için sürekli şu örnek verilir. İnfazcılar av köpeği, müfettişler ise onların tasmalarını tutan sahiplerdir.

Akane, sınavlarından yüksek puan alarak, temiz Psycho-Pass seviyesiyle Birim 1'e müfettiş olarak atanır. Devletin yönetim şeklini hiçbir koşulda sorgulamamış örnek bir vatandaştır. Ancak karşılaştığı olaylar ve çalıştığı kişilerin seçimleri ufak da olsa bir şeylerin yanlış olduğunu anlamasına neden olur.

Çok fazla bilim kurgu, cyberpunk türünde anime izlemem ama distopya hikayelerine bayılırım. Zaten son zamanlarda sizlere önerdiğim animelere bakarsanız hemen hemen benzer şeyler önerdiğimi görürsünüz. Merak etmeyin bundan sonraki inceleyeceğim anime gerçekten çok farklı olacak ٩(^ᴗ^)۶ Neyse, biz konudan sapmadan PSYCHO-PASS'e geri dönelim.

Bu seri  toplumun huzurunu bozan, yani kaygı seviyesi artmış suçluları yakalamak için müfettişlerin ve infazcıların beraber çalıştığı dedektif konsepti ağırlıklı bir anime. Bu konseptin üzerinden giderek toplumun ve sosyal felsefenin dibine vuruyor anime. Ancak bu sizi kesinlikle sıkmıyor. İzlemeye başladığınızda kendinizi durduramıyorsunuz. Oldukça akıcı işlenilmiş ve özgün sayılabilecek bir konuya sahip. 


Karakter gelişimi yeterli düzeyde. Özellikle 1. sezon ile 2. sezon Akane'sinin değişimi göz dolduruyor. Bunu baştan söylüyorum, çünkü ilk sezonu izlerken benim gibi onun kafasını uçurmak isteyebilirsiniz, ama sabredin щ(ºДºщ)

En sevdiğim karakter ise açık ara farkla Kougami. Başından beri ne istediğini bilmesiyle animedeki iyiden kötüye giden tek karakter. Karşılaştığı durumlar sonucunda değil de tek başına sorgulayarak sonuca ulaşan tek kişi. Yalnız kötü kısmı tam olarak şu oluyor (ki bu bir spoiler arkadaşlar!!) Başkaldırı! Zaten serideki kötü adam sandığınız kişilerin bile bir süre sonra asıl kötü olamayacağını anlıyorsunuz. Mesela diğer bi sevdiğim karakter olan Makishima buna örnek olabilir. 



Görsel olarak ise beğendiğim nadir animelerden. Hele Dominator'lı sahneler hep gelse hep izlesek dedirtiyor ( ˘ ³˘)♥  Müzik konusunda ise DTB'den sonra ilk defa tüm müziklerini sevdiğim anime olabilir. Hem açılış hem de kapanış şarkıları çok güzeldi! Üstelik sezon sezon ayırmaya gerek bile yok. OST'ları da ayrı bi dinlemelik. Zaten bu yazıyı yazarken animenin içerisinde kullanılan müzikleri dinliyordum. (*’▽’*)♪

Serinin en sevdiğim özelliği ise beni ters köşe yapan Sibyl sisteminin arkasında yatan unsur. Tabii ki bunu size söylemeyeceğim. Tahmin etmeye çalışarak izlemek bile animeyi ne kadar akıcı yaptığını düşünürsek size kötülük yapmak istemiyorum. Tavsiyem siz de spoilersız izleyin bu seriyi.



DİPNOT CENNETİ
#1 Müziklerinin ne kadar mükemmel olduğunu söylemiştim değil mi? O halde size içlerinden en sevdiğimi paylaşıyorum. Ses bazılarınıza tanıdık geldi değil mi? Tokyo Ghoul açılışını seslendiren TK'in sesi olabilir belki ;) Grubunun ismi Ling Tosite Sigure, şarkı ise Enigmatic Feeling. Umarım siz de keyif alırsınız.


#2 Mangasını okumadım, ancak anladığım kadarıyla Japonya'da kitabı mangasından önce çıkmış ve ana karakter Akame'ymiş. Ben ilk sezon boyunca tüm serinin ana karakterlerinden birini Kougami sandığım için bu duruma çok şaşırmıştım. Zaten ikinci sezon gelmiyor sevdiceğim :(

#3 Serinin film versiyonunda bol bol Kougami görünüyor. Eğer izlemediyseniz göz atın derim. Bu arada 3. sezonun geleceği hakkında bilgiler mevcut internette. Ne kadar doğru bilemiyorum henüz.

#4 İlk sezonu Myanimelist.net'de En İyi Animeler arasında Top 100'de olduğunu da eklemeden geçmeyelim.

#5 Yazar resmen acımadan sevilen çoğu karakteri anime boyunca bir bir harcadı! Ya öldürdü ya da ortadan kaldırdı! Kötü karakterlerin öldürülmesine alışığız, ama o zaman neden sevdiriyorsun lanet mangaka!

Oh içimi döktüm! :)

Anime yazılarım takip ediliyor mu bilmiyorum ama, umarım sizlere anime seçimi konusunda yardımcı olabiliyorumdur :) Biliyorum yazılar çok geç geliyor, ancak diğer yazılarımda da bahsettiğim gibi benim için görseller yazımın tamamlanmasında gerçekten büyük rol oynuyor. Eğer doğru gif'i ve resmi ekleyemiyorsam yazım eksik kalıyormuş gibi hissediyorum ve bu yüzden yayınlayamıyorum :)

Sizler de PSYCHO-PASS hakkında ne düşündüğünüzü yazmayı unutmayın. Benim de gözden kaçırdığım elbet bir şeyler vardır. Bu sayede okuyan kişilere yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca anime önerilerine açığım. İzlemiştir diye düşünmeden önerinizi yapın arkadaşlar. Belki izlemediğim bir şey çıkar ve bir sonraki yazıya onu koyarım ;)

Bir sonraki anime tanıtımı Shokugeki no Souma! Görüşürüz  ʕ•͡-•ʔ

Categories:

4 yorum :

  1. Bu animeyi tanıtmana çok sevindim ^^~! Psycho-Pass ilk sezonuyla benim de favori serilerimden biri olmuştur ama bunu ikinci sezon için söyleyemiyorum ne yazık ki. İlk sezonu, gerek karakterler gerek hikaye akışı sayesinde ne kadar soluksuz izlediysem; ikinci sezonu izlemem de aksine bir o kadar zahmetli oldu. Nedense zorlama bir on bir bölüm izlediğim hissinden hiç kurtulamadım. Buna neden olarak plot twistleriyle insanı her seferinde allak bullak etmekte büyük başarılı gösteren senaristimiz Urobuchi Gen(a.k.a. Urobutcher)'in ilk sezondaki yerini ikinci sezonda Kumagai Jun'un almış olması gösterilebilir diye düşünüyorum. (Tabii kendimi şartlamış olabilirim biraz da >.<) Filmi henüz izlemedim ama kendisi geri döndüğü için bana ikinci sezonu unutturabilir belki. *-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ilk sezon ikinci sezona nazaran daha iyiydi. O konuda kesinlikle katılıyorum. Bana Death Note'un L'den önce ve L'den sonrası gibi hissettirmişti :D :D Ama iki sezonu farklı senaristlerin yazdığını bilmiyordum. Sayende öğrenmiş ve sebebini de anlamış oldum :D Filmi ben de geçen hafta izledim. Çoğu kişi 2. sezondan daha çok sevmiş. Ben henüz hiçbir serinin filmini sevemediğim için bunu da idare eder buldum. Kougami var en azından :3

      Sil
    2. 1. Sezonu güzel bir anime idi ama benim anime içinde sevdiğim karakter Makishima oldu. Makishima bakış açısı, sisteme karşı gördükleri, okuduğu kitaplar ve onlardan alıntı yapması hoşuma gitti. Çok farklı bir yapı üretmişler ben daha önce görmedim. Zaten 1. sezonun sonunda görünce şaşırdım. Herkesin dediği gibi 2. sezon çok kötüydü bende sevmedim. Filmini geçen günler izledim fena değil 2. sezona göre. Urobuchi 3. sezonu yazmayacaksa hiç çekmesinler bence yeni sezon.

      Sil
    3. Yine insana bağlı kalmaları çok güzeldi. Ben daha robotik bir şey beklemiştim :D

      Sil