This is an example of a HTML caption with a link .

15 Aralık 2015 Salı




Kan Kırmızı Yol
Blood Red Road (Dust Land #1)
Moira Young
Ephesus
Genç-Yetişkin, Distopya
4,5 (5 üzerinden)
Saba kum fırtınaları tarafından harap edilmiş çorak bir diyarda yaşamaktadır. Çok sevdiği ikizi Lugh kaçırılınca gözü pek Jack ve Özgür Şahinler'le birlik olup Lugh'u aramaya koyulur. İkizi Lugh'u bulmak için pek çok güçlükle savaşmak durumunda kalan genç kız, zekası ve iradesiyle tüm zorlukların üstesinden gelmeye, düşmanlarını yenmeye çalışır. Üstelik bu süreçte hem mücadelelerinde yenilmez biri olduğunu hem de aşkı ve dostluğu keşfeder. Heyecan ve aksiyonun bir an olsun hız kesmediği Kan Kırmızı Yol soluksuz okunacak bir roman.


Yeni bir tur gününden merhaba :) Bugün turumuzun son günü veee sizlere yıllardır Ephesus Yayınları'ndan çıkmasını beklediğimiz Kan Kırmızı Yol'dan bahsedeceğim. Harbiden kaç yıl oldu bu kitabın çıkacağı duyurulalı? 3 yıl mı? Neredeyse kitabın varlığını unutacaktım. Umarım yayınevi ikinci kitap için bizi çok bekletmeyi düşünmüyordur, çünkü gerçekten kitabı çok sevdim.

Saba ve Lugh, babaları ve küçük kız kardeşleri Emmi ile beraber yaşayan ikiz kardeşlerdir. İnsanların uğramadığı, en yakın komşularına yürüyerek 1 buçuk günde ulaşabildikleri Gümüşgöl'de yaşamaktadırlar. Ancak ne yazık ki adını aldıkları göl uzun zamandır yağmur yağmadığı için su ihtiyaçlarını karşılayamaz ve bu durumdan şikayetçi olan Lugh yaşadıkları yeri terk etmek ister. Lugh'ın bir an bile peşinden ayrılmayan Saba ise onunla gelmek ister, ancak işler sandıkları gibi gitmez ve uzun zamandır bunu planladıkları belli olan 4 adam Lugh'ı kaçırır ve babalarını öldürür. Bundan sonrası Lugh'ın peşine düşen Saba ve küçük kardeşi Em'in hayatta kalma ve gerçekleri öğrenme serüvenidir.

Bu tanıtımı neden çocuk kitabıymışçasına ya da epik fantastik kitabıymışçasına yazdım bilmiyorum, ama yer yer öyle hissettirdiği aşikar. Kitap, yolculuk ağırlıklı bir roman ve bu yüzden bazen nasıl bir roman okuduğumu unutup karşılaştığım durumlar (!) sonucu şaşkınlığa uğradım. Uçsuz bucaksız kumlarıyla ve kafes dövüşleriyle hikayenin seyrinin bir anda nasıl değiştiğini anlayamıyorsunuz. Jack karakterinin bile hikayeye bir anda nasıl girdiği bende soru işareti. Ana karakter Saba ise kesinlikle mükemmel biri olarak yaratılmamış. Yer yer sinir oluyor, ama yazarı anlayabiliyorsunuz. Yani hikayenin gidişatı, yaratılan dünya ve elbette bu duruma uygun karakterler, kısaca her şeyi sevdim. Yapay gelen hiçbir şey yoktu. Kitabın ciltli güzel baskısı aşk yaşanacak cinsten, ancak çeviri için aynı şeyi söyleyemem. O kadar çok zaman farkı vardı ki, yer yer rahatsız oldum. Yine de diğer baskılarda düzeltileceğini düşünüyorum. Gelelim bana bu turda düşen göreve.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

*Yazar western türü filmlere bayılıyormuş.
*Saba'nın yaşadığı Dustlands'i yazarken memleketi Kanada'nın uçsuz bucaksız soğuk çölleri ve bozkırlarından esinlenmiş. Hatta kitap taslak halindeyken buzlarla kaplı bir yerde geçiyormuş ama sonradan bu fikri sevmeyip değiştirmiş.
*Başta üçleme yazmayı planlamıyormuş ama Kan Kırmızı Yol'u sonlandırmak üzereyken hikayeyi çok daha ilerilere götürebileceğini keşfedip üçleme yazmaya karar vermiş.
*Kariyerine önce aktris olarak başlamış, otuz yaşında opera şarkıcılığına soyunmuş ve profesyonel olarak 10 sene boyunca opera şarkıcılığı yapmış.
*Opera günlerinden kalma bir alışkanlıkla, kitap yazarken her paragrafı sesli olarak kendi kendine okur ve her satırın birbiriyle ritmik olarak uyumlu olmasına dikkat edermiş.
*Serisinin audiobooklarını da kendisi okuyup kaydetmiş
*Kitaplarını yazarken Oz Büyücüsü'nden oldukça etkilenmiş. Hatta editörü, Saba'nın Dorothy'ye çok benzer olduğunu daha o bahsetmeden söylemiş.
*Saba ismini ilk kez tv'de duymuş ve çok beğenmiş, daha sonra kitabını yazarken kullanmaya karar vermiş.
*Diğer karakterlerini isimlendirirken de İrlanda, Kelt ve Amerikan mitolojilerinden bolca yararlanmış.
*Yazarımız, serinin orijinal dilinde kullanılan sokak ağzı ve jargonun değiştirilmesini yasakladığından dolayı düzenlemesini yapan yayınevine bir "Dust Land sözlüğü" vermiş ve yazım konusunda şüpheye düştüklerinde buna başvurmalarını söylemiş.
*Favori çizgi filmi The Bunny of Seville imiş (Bildiğimiz Bugs Bunny sanırsam)
*Issız adaya düşse yanına Shakespeare'in antolojisini alırmış 
*Çok güzel ütü yaparmış (Bir insan en iyi yaptığı şeye bunu söyler mi cidden :D)

*Kitabın filme uyarlama opsiyonunu Alien, Blade Runner, Gladiator gibi filmlerden tanıdığımız Ridley Scott'ın yapım şirketi satın almış

0 yorum :

Yorum Gönder